|
20
- ABDULLAH BİN MÜBÂREK
(Rahmetullahi Aleyh)
ÇOK TAKVÂ SÂHİBİYDİ
"Abdullah bin Mübârek",
büyük islâm âlimi.
Dîne, islâmiyyete hizmet
etti dâimî.
Bir gün, bir “Âmâ” gelip
eyledi ki şöyle arz:
"Bana
duâ edin de, bir gözüm
görsün biraz."
"Peki" deyip, Rabbine
duâ etti o anda.
Her iki gözü dahî,
açıldı o arada.
Merv şehrinde, yıllarca
okuttu fıkıh, hadîs.
Nice fâsık kimseler,
yanında oldu azîz.
“Kötü huylu” bir
kimse, dersine
geliyordu.
Lâkin bir gün ayrılıp,
bir daha gelmez oldu.
Öğrenip, çok üzüldü onun
bu gidişine.
Niçin üzüldüğünü,
sordular kendisine.
Buyurdu:
(O zavallı ayrılıp gitti
bizden.
Lâkin kötü huyları,
gitmedi kendisinden.
Az daha kalsa idi
yanımızda o kişi,
Kötü huyları gidip,
temizlenirdi içi.)
“Abdullah bin Mübârek”,
takvâ ehli bir zâttı.
En ufak günâhı da
işlemekten uzaktı.
Şöyle ki, bir sefere
çıkmıştı o zamanda.
Sonra, dinlenmek için,
konakladı bir handa.
Attan inip, içerde
kılıyorken o namâz,
Birinin otlağından, ot
yedi atı biraz.
Onun, bu hâdiseden
olunca mâlûmâtı,
Otlağın sâhibine, hibe
etti o atı.
Devam edip giderken,
gördü "ölmüş bir
merkep".
Yanında, ayak üzre
ağlardı bir kimse hep.
O kimsenin hâline acıyıp
durdu derhal.
Niçin ağladığını,
yaklaşıp etti suâl.
O dedi:
(Ben fakirim, kalabalık
iyâlim.
Bu hayvan da ölünce,
n'olacak benim hâlim?)
Buyurdu ki: "Öyleyse, bu
hayvanı bana sat".
Sonra, beşyüz dirhemi
verip aldı o saat.
Fakir, gece rüyâda gördü
mahşer yerini.
Hem Cennette gezerken
gördü o merkebini.
İnci ve yâkutlarla
süslenmiş geziyordu.
Bir melek, "Bu kiminse,
ona müjde!" diyordu.
Fakir, ona yaklaşıp arz
etti ki: "Ey melek!
Bu benim merkebimdi,
sattım öldü diyerek."
Dedi:
"Senindi fakat, ağladın
öldüğünde.
Şimdi başkasınındır, bak
ne yazar önünde?"
"Bu binek, Abdullah
bin Mübârek'e âittir."
Yazısını okuyup, üzüldü
gâyet fakir.
Uykudan uyanınca,
başladı ağlamaya.
Dedi "Yazıklar olsun
benim gibi adama."
“Beşyüz
dirhem”i alıp, İmâm'a
gitti derhal.
Dedi ki: "Ben vaz
geçtim, şu paranı geri
al."
Buyurdu ki:
"Bu gece gördüğün rüyâ
için,
Üzülüp, dün yaptığın
satıştan vaz mı geçtin?
Ben de vazgeçtim lâkin,
sende kalsın o para.
Demek, sabır lâzımmış
kazâ ve belâlara." |