ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

19 - SA'ÎD BİN CÜBEYR (Kuddise Sirruh)

ARSLANDAN KORKMADI

 

Sa'îd ibni Cübeyr” ki, çok ilim sâhibiydi.

İlmiyle âmil olan, bir mübârek velîydi.

 

Günâhını düşünüp, çok ağlardı hüznünden.

Gözlerinin görmesi, azalmıştı bu yüzden.

 

Okurken rastlasaydı bir “Azap âyeti”ne,

Tekrar edip ağlardı, tâ ki sabah vaktine.

 

Bir gece, çok ağladı şu âyet te'sîrinden:

(Ey mücrimler, ayrılın bu gün sevdiklerimden!)

 

Kimsenin kusûrunu, söylemezdi yüzüne.

Hep ortaya ederdi nasîhati o yine.

 

Derdi: (İslâmiyyete tam uyarsa bir kişi,

Hepsi zikr sayılır işlediği her işi.

 

Ve şâyet yaşamazsa islâmın emri ile,

Zikretmiş sayılmaz hiç, çok tesbîh çekse bile.)

 

O zamanın vâlîsi, salıp memurlarını,

Huzûruna çağırttı, bu “Allah adamı”nı.

 

Onlar geldiklerinde, o, namâz kılıyordu.

Bitirince, (Ne için geldiniz?) diye sordu.

 

Dediler ki: (Vâlimiz emir verdi ki bize,

Seni teslim edelim götürüp vâlimize.)

 

"Peki" dedi onlara, îtirâz etmeksizin.

Çıktılar sonra yola, vâlîye gitmek için.

 

Yolda, bir kiliseye rastladılar bir ara.

(İçeriye giriniz) dedi râhip onlara.

 

Girdiler o on kişi kiliseden içeri.

Ve lâkin “İbni Cübeyr” girmeyip kaldı geri.

 

Râhip dedi: (Ey Sa'îd, sen niçin girmiyorsun?

Yoksa geri kalıp da, kaçmak mı istiyorsun?)

 

Buyurdu ki: (Ey râhip, hayır, sen bak işine.

Kâfir kilisesinde, müslümânın işi ne?)

 

Râhip dedi: (Dışarda yırtıcı hayvanlar var.

İçeriye girmezsen, parçalar seni onlar.)

 

Buyurdu: (Rabbim beni, onlardan korur elbet.

Onlar dahî, Rabbimin mahlûkudur nihâyet.)

 

Râhip, diğerlerine dedi ki: (Siz giriniz.

Oklarınızı gerip, bu zâtı bekleyiniz.)

 

Râhip böyle deyince, onlar girdi içeri.

Heyecanla gözlerken, gece İbni Cübeyr'i,

 

Baktılar, hakîkaten bir çok vahşî hayvanlar,

Gelip, “İbni Cübeyr”in yakınında durdular.

 

Sonra ona sürünüp, oturdular yanına.

Hiç bir şey yapmadılar bu “Allah adamı”na.

 

Râhip bunu görünce, dedi: (Aman yâ Rabbî!

Ömrümde bir hâdise görmedim bunun gibi.

 

Demek ki yeryüzünde varmış böyle büyük zât.)

“Şehâdet”i getirip îmân etti o saat.

 

Vardılar ertesi gün en nihâyet vâlîye.

Hapsetti suçu yokken, onu hapishâneye.

 

Peşinden katlettiler bu mübârek “Velî”yi.

Söyledi kesik başı “Kelime-i tevhîd”i.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan