ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

18 - MUTARRİF BİN ABDULLAH         (Rahmetullahi Aleyh)    

ŞEREFLİ İNSAN

 

Muttarif bin Abdullah” tâbiîn-i izâmdan.

Âlim ve takvâ ehli evliyâ-yı kirâmdan.

 

Güzel elbise giyer, iyi ata binerdi.

Nasîhat vermek için, sultânlara giderdi.

 

"Allah korkusu" ile "Hesap verme" derdinden,

Dâim hüzünlü olup, geçiyordu kendinden.

 

Öyle fazla idi ki onun bu endîşesi,

"Keşke toprak olsaydım" idi hep düşüncesi.

 

Son derece sabırlı, tevekkül ehliydi pek.

Her dert ve musîbete, katlanırdı severek.

 

Genç yaşında, bir oğlu vefât etti bir zaman.

Bu kederli hâlini, gizledi insanlardan.

 

Sakalını tarayıp, giydi güzel elbise.

Râzı oldu, Allah'ın takdîri her ne ise.

 

Gördü ki, bu hâline şaşırdı bâzı kişi.

Dedi: (Hoş ve güzeldir Rabbimizin her işi.)

 

Yapabilmesi için daha iyi ibâdet,

Gece uykularına, verirdi ehemmiyet.

 

Buyururdu: (Yatsıyı kılınca, hemen yatmak,

Sabaha, "Boynu bükük", kırık kalp ile kalkmak,

 

Daha iyi geliyor bana şöyle etmekten:

Çok ibâdet yapıp da, "Kendini beğenmek"ten.)

 

Derdi: (Kulun aynıysa, dışı gibi, içi de,

Rabbimiz buyurur ki: "Gerçek kul budur işte.")

 

İnsanlara hizmeti, "Vazîfe" biliyordu.

(Dünyâ'da en kârlı iş, işte budur) diyordu.

 

Kimseyi gıybet etmez, dinlemezdi de hattâ.

Derdi ki: (Bu, korkunç bir hastalıktır âdetâ.)

 

"Dünyâ çıkarı" için, olursa kitap yazan,

Böylelere, nasîhat ederdi çoğu zaman.

 

Derdi ki: (Âhiret'te böyle olan kimseler,

Bu yaptıkları için, "Çok pişmânlık" çekerler.

 

Derler: "Ateş olsaydı keşke kalemlerimiz.

Aslâ dokunmasaydı onlara ellerimiz.")

 

Bilin ki, "Îmân ile" ölmekten daha fazla,

Kıymeti hâiz olan bir nîmet olmaz aslâ.

 

İhlâs ile, zevk ile ibâdet eylemeli.

Her tâatin peşinden, yine "Tövbe" etmeli.)

 

Bir yıl hacca gitmişti, duâ etti: (Yâ Rabbî!

Yoktur bu toplulukta günâhkâr benim gibi.

 

Benim günâhım ile, reddetme bu hüccâcı.

Onların hürmetine, kabûl eyle bu haccı.)

 

Halbuki herkes onu vesîle ediyordu.

"Onun hatırı" için Allah'tan istiyordu.

 

Derdi ki: (Görse insan, sırf kendi günâhını,

Vakit bulmaz görmeye, başkasının aybını.

 

Her derdini, Rabbine arz eyliyen bir insan,

Dünyâ ve âhiret'te, şeref bulur her zaman.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan