|
15
- KADÎB-ÜL BÂN
(Rahmetullahi Aleyh)
ŞİKÂYET EDECEKTİ
Kerâmetler sâhibi,
hazreti “Kadîb-ül bân”,
Musul'da zuhûr eden,
evliyâ-yı kirâmdan.
Bir kişi var idi ki,
Musul'da o zamanlar,
“Kadîb-ül bân”ı
sevmez, ederdi hem de
inkâr.
Bir gün onun hakkında,
düşündü ki bu kişi:
"Talebesi çoğalıp,
ilerletti bu işi.
Nere gitsek, her yerde,
onun talebesi var.
Hem de, halk tarafından,
pek çok seviliyorlar.
En iyisi ben onu,
sultâna söyliyeyim.
Musul'dan sürgün etsin,
ben de rahat edeyim."
Bir gün, bu “Niyet" ile,
sultâna gider iken,
Karşısına, "bir kişi"
çıkıverdi âniden.
Bir iki adım daha atmış
idi ki, yine,
Birden “bir kişi”
daha çıkıverdi önüne.
Sonra devam edip de,
gidince birkaç adım,
"Bir kişi" daha
çıkıp dedi ki:
(Dur bakalım!
“Kadîb-ül bân” gönderdi,
bizim üçümüzü de.
Az sonra teşrîf eder,
buraya kendisi de.
Öğrendik ki, şimdi sen,
sultâna gideceksin.
Hocamızı sultâna,
şikâyet edeceksin.)
O, şaşırıp dedi ki bunu
soran kişiye:
(Ben aslâ, bu fikrimi,
dememiştim kimseye.
Bunu, kendi kendime,
düşünüp verdim karar.
Ve bu sırrı, kimseye
açmadım zerre kadar.)
Dedi:
(Evet, sen bunu
herkesten saklıyordun.
Lâkin bu niyet ile,
sultâna gidiyordun.
Peki, ne suçu var ki bu
mübârek kişinin,
Sultâna gidiyordun,
şikâyet etmek için?
Bil ki, bu zât olmasa
eğer bu memlekette,
Yıkılır, harâb olur,
Musul mülkü elbette.)
Bu zât buyuruyor ki: (Ey
kardeşlerim, şu an,
Nefs-i
emmâresidir, insana
büyük düşman.
Dînin her bir emrinde,
bu “Nefsi kırmak”
vardır.
Zîrâ o kırılırsa, netîce
olur hayır.
“İstişâre eyle”
ki, bu, nefsi kırar iyi.
Zîrâ nefis, istemez
istişâre etmeği.
Eğer yolda giderken,
rastlarsan bir mü'mine,
“Önce sen selâm ver”
ki, kırılsın nefsin
yine.
Müsâfeha
edecek olursan yine
eğer,
“Önce sen el uzat”
ki, bu dahî nefsi ezer.
Kırıldığın kimseden, “Önce
sen özür dile”.
Ki, yine senin nefsin,
kırılsın böylelikle.
Öfkelenme, halîm ol, çok
çalış, olma tembel.
Bunların herbiri de,
nefsi kırar mükemmel.
“Muvaffak olmanın”
da, sırrı, halîm
olmaktır.
Tatlı dil ve güler yüz,
yâni güzel ahlâktır.
Nefsin, bizi en fazla
aldattığı husus da,
Bize hep, "Sen
haklısın" dedirtir
her hususta.
Lâkin Resûlullah'ın, bu
değil tavsiyesi.
Ancak Ona uymakla ezeriz
biz bu nefsi.)
|