|
14
- EBÛ MUHAMMED BASRÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
ÇOK ZENGİNDİ, AMA...
Basra'da gelmiş olan “Evliyâ”dandı
bu zât.
Allahü teâlâ'ya yakındı
hem de bizzât.
Haram ve şüpheliye,
yanaşmazdı kat’iyyen.
“Dünyâ muhabbeti”ni,
çıkarmıştı kalbinden.
İnsanlar, akın akın
sohbetine koşardı.
Gelenlerin kalbine,
ilim, hikmet saçardı.
Sevenlerinden biri,
anlatır ki şöylece:
Ben, “Ebû Muhammed”in
ismini işitince,
Ziyâret etmek için, aynı
gün çıktım yola.
O yere yaklaşınca,
bakındım sağa sola.
Çok hayvan sürüleri,
hurmalıklar, tarlalar,
Görüp, suâl ettim ki:
(Kimindir bunca mallar?)
Dediler ki:
(Hepsi de, Ebû
Muhammed'indir.)
O zaman düşündüm ki:
"Bu, nasıl bir
velîdir?
Allah adamlarının, bu
kadar olmaz malı.
Öyle ise bu kişi, evliyâ
olmamalı."
Bunları düşünerek, yine
de gidiyordum.
Ve "Bu kadar yolları,
boşa geldim"
diyordum.
Nihâyet hânegâha ulaştım
sora sora.
Henüz ev kapısını
çalmadım ki, o ara,
Kapıya bir hizmetçi
çıktı gülümsiyerek.
Aldı beni içeri, iltifât
eyliyerek.
Ben “Ebû Muhammed”in
çıkınca huzûruna,
Elimde olmıyarak, meyl
etti kalbim ona.
İsmimle hitâb edip,
buyurdu ki: (Yâ Ömer!
Bende bir "Emânet”tir,
gördüğün mal ve mülkler.
Gerçi o emânetler,
verilmiş şimdi bize.
Lâkin muhabbetleri, hiç
girmez kalbimize.
Bu kalp, "Allah"
içindir, yalnız Ona
mahsustur.
Ondan gayri nesnenin, bu
kalpte yeri yoktur.
Dîne ve insanlara hizmet
için, velîler,
Ellerine geçeni, Allah
için verirler.
Zâten "Dünyâ sevgisi",
bir kalpte olsa da az,
Ona, Hak teâlâ'yı
tanımak nasîb olmaz.
Hak indinde, dünyâ'nın
olmayınca kıymeti,
Değer mi, kalbe girsin
sevgi ve muhabbeti.)
Bu te'sîrli sözleri
işitince kendinden,
"Dünyâ"ya
bağlılığım, yıkıldı
temelinden.
Yine bu mübârek zât,
buyurdu: (Ey insanlar!
Şimdi herkes sâdece,
dışını süslüyorlar.
Halbuki bakmaz Allah,
kulun kıyâfetine.
Bakar yalnız onların, "kalp"
ve "niyet"lerine.
Her sıkıntıya sebep, bir
günâha girmektir.
Çâresi, pişmân olup,
istiğfâr eylemektir.
Hiç bir canlı varlığa
zarar vermeyin ki siz,
O da, Hak teâlâ'nın
mahlûkudur şüphesiz.
“Gıdâ” ve “Ekmek”
gibi, olmalı ki
müslümân,
Hep ihtiyâç duyulur, bu
şeylere her zaman.
“Mü'min”in târifi de
şudur ki ey insanlar:
“Elinden ve dilinden,
kimseye gelmez zarar”.) |