ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - CÂBİR-EL KÜRDÎ (Rahmetullahi Aleyh)

BİR KERÂMET

 

Hanbelî mezhebinin, büyük âlimlerinden.

Devrinin fazîletli, üstün velîlerinden.

 

Çok yüksek derece ve kerâmet sâhibiydi.

Herkesce sevilen ve sayılan bir velîydi.

 

Nafakası, kendine, verilirdi gâibden.

Ne yiyip ne içtiği, bilinmezdi kat’iyyen.

 

Bir gün bir talebesi, gelerek huzûruna,

Dedi ki: (Sefer için, izniniz var mı bana?

 

Gemiyle Hindistan'a gitmek arzu ederim.

Yüksek müsâdenizle, duânızı isterim.)

 

Buyurdu: (Hak teâlâ, versin sana selâmet.

Yollarda, bir sıkıntı gelirse sana şâyet,

 

Telâşlanma, o anda beni getir yâdına.

Allah'ın yardımıyla. gelirim imdâdına.)

 

Talebe "Peki" deyip, ayrıldı huzûrundan.

Ve “Altı ay” bir zaman geçmişti ki aradan,

 

Evinde otururken, bir gün bu mübârek zât,

Heyecanla fırlayıp, ayağa kalktı bizzât.

 

İşâretler eyledi, sanki birilerine.

Sağa sola yürüyüp, oturdu sonra yine.

 

Evinde bulunanlar, birşey anlamadılar.

Daha sonra, bu işin hikmetini sordular.

 

Cevâben buyurdu ki: (Falanca talebemiz,

Denizde boğulurken, yardım ettik ona biz.)

 

Bir ay sonra talebe, gelerek huzûruna,

Kapandı hocasının, mübârek ayağına.

 

Dedi ki: (Ey efendim, yardım etmeseydiniz,

O anda helâk olur, boğulurduk hepimiz.)

 

Sonra, bir arkadaşı sordu ki: (Birâderim,

Hâdise nasıl oldu, anlat, biz de bilelim.)

 

Dedi: (Biz gemideydik, "Rüzgâr” çıktı bir gece.

Dalgalar, "Dağlar” gibi geliyordu peşpeşe.

 

Nihâyet batırırken dalgalar gemimizi,

Hocamı hâtırladım, kurtardı gelip bizi.

 

Eli ile, rüzgâra işâret eyleyince,

O şiddetli rüzgârlar, birden durdu hemence.

 

Yaptı bir işâret de, eliyle dalgalara.

O dağ gibi dalgalar, kayboldular o ara.

 

Sonra da, sağa sola yürüdü bir kaç adım.

Ve gözlerden kayboldu, aradım, bulamadım.)

 

Bu zât, bir sohbetinde, buyurdu: (Ey insanlar!

Gaflete gelmeyin ki, âhiret'te "hesap" var.

 

Hele “Kul hakları”nda, olur ki öyle dehşet,

Peygamberlere bile, gelir korku ve haşyet.

 

Bir gıybet, bir iftirâ, gönül yıkma, sû-i zan,

Yüzünden, Cehenneme atılır nice insan.

 

Bu günâhlar, girer ki “Kul hakkı”nın içine,

Atılır böyleleri, Cehennem ateşine.

 

Pişmân olmamak için, mahşer gününde yarın,

Aslâ girmemelidir, hakkına insanların.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan