ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

11 - MÜSLİM BİN YESÂR (Rahmetullahi Aleyh)

KENDİNDEN GEÇERDİ

 

Tâbiîn-i izâmdan, “Müslim bin Yesâr” vardı.

Büyük bir âlim olup, çok ibâdet yapardı.

 

Sarmıştı aşkı onu, Allahü teâlâ'nın.

Ve tadına varmıştı, Allah'a "kul" olmanın.

 

Yaşayışı, tamâmen uygun idi "sünnet"e.

Dünyâ'dan soğumuş ve çekilmişti uzlete.

 

Hak rızâsından başka, yoktu bir istediği.

Yine “Resûlullah”tı, onun en çok sevdiği.

 

Namâz”ı, öyle güzel kılardı ki her zaman,

Hemen hayrân kalırdı, onu gören her insan.

 

Namâz dışında dahî, namâzdaymış gibi hem,

Sakınırdı, lüzumsuz söz ve hareketlerden.

 

O, namâz kıldığında, çok edebli dururdu.

Sanki yere dikilmiş direk gibi olurdu.

 

Kendini Hakk’a verir, olurdu hareketsiz.

Etrâfta olanlardan, bulunurdu habersiz.

 

Basra'da bir câmide, bir gün namâz kılarken,

Bir direk yıkıldı ve kubbe çöktü âniden.

 

Câmide bulunanlar, hep kaçtılar dışarı.

Müslim bin Yesâr” ise, duymadı olanları.

 

Cemâat, kendisini kurtarmaya geldiler.

Onu, sağ ve sıhhatte, namâz kılar gördüler.

 

Namâzını bitirip, selâm verdiği saat,

(Geçmiş olsun) dediler kendisine cemâat.

 

(Ne oldu?) diye sordu, onlara da o hemen.

Dediler: (Görmedin mi, kubbe çöktü âniden.)

 

Buyurdu ki: (Ne zaman oldu bu dediğiniz?

Ben hiç bir şey duymadım, siz neler söylersiniz?)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Kâbeyi görse insan,

Mutlak kabûl olunur, ne duâ etse o an.

 

Kâbe” kul yapısıdır, “Kalp” ise, Rabbimizin.

Kâbe’den kıymetlidir, bir mü'min onun için.

 

Bir “Mü'min” görünce de, edilse her ne niyâz,

Hak teâlâ indinde, o duâ red olunmaz.

 

Öyleyse her görüşte, demeli ki: "İlâhî!

Bu mü'min hürmetine, af eyle beni dahî”.)

 

Yine o buyurdu ki: (Âhiret işlerinde,

Mü'minin, çok korkusu olmalıdır içinde.

 

Denilse ki: "Bir kişi düşecektir azâba".

Şöyle düşünmeli ki: "O, ben miyim acabâ?"

 

Ve yine denilse ki: "Bir kişi Cennetliktir".

"O, ben olabilirim" diye düşünmelidir.

 

Zîrâ buyurmuştur ki büyükler bu konuda:

(Müsâvî olmalıdır, ümit ile korku da.)

 

Gâyemiz, bir kimseyi, kurtarmaktır “Ateş”ten.

Zîrâ daha kıymetli bir iş yoktur bu işten.

 

Değil ki bir insanı, “Yılan” veyâ bir “Akrep”,

Yanarken görsek eğer, kurtarırız onu hep.

 

Halbuki “İnsan için”, yaratıldı Cehennem.

Bu dünyâ ateşinden, daha şiddetlidir hem.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan