ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

09 - ABDULLAH-İ MÜRTEİŞ (Rahmetullahi Aleyh)

KEŞKE YARDIM ETSEYDİM

 

Abdullah-i Mürteiş”, evliyâ-yı kirâmdan.

Şiddetle kaçınırdı, her günâh ve haramdan.

 

"Dünyâ"ya, zerre kadar vermez idi bir değer.

Methetti kendisini, evliyâ ve âlimler.

 

Bu zât, evi önünde otururken bir zaman,

Genç bir kişi gelerek, para istedi ondan.

 

Vardı gencin üstünde, hem de "Yeni bir abâ".

Düşündü ki: "Bu niçin, dileniyor acabâ?

 

Yaşı genç, sakat değil, hem yeni elbisesi.

Yakışır mı bu halde, el açıp dilenmesi?"

 

Bunları düşünerek, vermedi cevap bile.

Genç, ayrıldı oradan, "Kırılmış bir kalp" ile.

 

Eli boş, boynu bükük, gidince öyle mahzun,

Bu sefer pişmân olup, düşündü uzun uzun.

 

Para vermediğine, çok üzülüp içinden,

Göremedi bir daha, koştuysa da peşinden.

 

Düşündü ki: "Ey nefsim, ne için kırdın onu?

Nereden biliyordun, nâ-ehil olduğunu?

 

Rabbimiz, bakıyor mu hiç senin günâhına?

Devamlı gönderiyor, rızkını ayağına.

 

Belki o, Rabbimizin, sevgili bir kuluydu.

Heyhât! sana yakışan muâmele bu muydu?"

 

Yaptığı o hatânın, kalarak te'sîrinde,

Yatıp, bir rüyâ gördü, o günün gecesinde.

 

Alî bin Ebî Tâlip”, bir yerde otururdu.

O genç dahî yanında, edeblice dururdu.

 

Ona, hazreti Alî buyurdu ki hemence:

(Niçin istediğini vermedin sen bu gence?

 

Halbuki bir kimsenin, varken malı, parası,

Tasadduk eylemezse, sevmez onu Mevlâsı.)

 

Uyanınca, kapladı kendisini bir keder.

Dağıttı nesi varsa, kalmadı maldan eser.

 

Ve hemen çıktı yola, Bağdat medresesine.

İlim tahsîl eyledi orada onbeş sene,

 

Babası zengin olup, çoktu malı, parası.

Vefât edip, tamâmen, ona kaldı mîrâsı.

 

Onu da, fakirlere dağıtarak bittamam,

Başladığı tahsîle, gece gün etti devam.

 

Ebû Hafs-ı Haddâd”dan, alıp tasavvuf dersi,

Vilâyet makamında yükseldi derecesi.

 

Buyurdu ki: (Ey insan, Allah'ı sevmek için,

O'nun düşmanlarını, sevmesin kalbin, için.

 

Ne ki uzaklaştırır, seni Hak teâlâ'dan,

Yaklaşma yanlarına, uzak dur hep onlardan.

 

Eğer ki meyl ederse, kalbin "Hak" tan gayriye,

O kalp "Hasta" demektir, bak hemen tedâvîye.

 

Dünyâlık kimselerle, kurma hiç münâsebet.

"Allah adamları"yle, bulunmaya gayret et.

 

Onların kalplerinde, çoktur "Allah sevgisi".

Sohbetleriyle olur, kalplerin tedâvîsi.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan