|
09 - ABDULLAH-İ MÜRTEİŞ
(Rahmetullahi Aleyh)
KEŞKE YARDIM ETSEYDİM
“Abdullah-i Mürteiş”,
evliyâ-yı kirâmdan.
Şiddetle kaçınırdı, her
günâh ve haramdan.
"Dünyâ"ya, zerre
kadar vermez idi bir
değer.
Methetti kendisini,
evliyâ ve âlimler.
Bu zât, evi önünde
otururken bir zaman,
Genç bir kişi gelerek,
para istedi ondan.
Vardı gencin üstünde,
hem de "Yeni bir abâ".
Düşündü ki: "Bu niçin,
dileniyor acabâ?
Yaşı genç, sakat değil,
hem yeni elbisesi.
Yakışır mı bu halde, el
açıp dilenmesi?"
Bunları düşünerek,
vermedi cevap bile.
Genç, ayrıldı oradan, "Kırılmış
bir kalp" ile.
Eli boş, boynu bükük,
gidince öyle mahzun,
Bu sefer pişmân olup,
düşündü uzun uzun.
Para vermediğine, çok
üzülüp içinden,
Göremedi bir daha,
koştuysa da peşinden.
Düşündü ki:
"Ey nefsim, ne için
kırdın onu?
Nereden biliyordun,
nâ-ehil olduğunu?
Rabbimiz, bakıyor mu hiç
senin günâhına?
Devamlı gönderiyor,
rızkını ayağına.
Belki o, Rabbimizin,
sevgili bir kuluydu.
Heyhât! sana yakışan
muâmele bu muydu?"
Yaptığı o hatânın,
kalarak te'sîrinde,
Yatıp, bir rüyâ gördü, o
günün gecesinde.
“Alî bin Ebî Tâlip”,
bir yerde otururdu.
O genç dahî yanında,
edeblice dururdu.
Ona, hazreti Alî buyurdu
ki hemence:
(Niçin istediğini
vermedin sen bu gence?
Halbuki bir kimsenin,
varken malı, parası,
Tasadduk
eylemezse, sevmez onu
Mevlâsı.)
Uyanınca, kapladı
kendisini bir keder.
Dağıttı nesi varsa,
kalmadı maldan eser.
Ve hemen çıktı yola,
Bağdat medresesine.
İlim tahsîl eyledi orada
onbeş sene,
Babası zengin olup,
çoktu malı, parası.
Vefât edip, tamâmen, ona
kaldı mîrâsı.
Onu da, fakirlere
dağıtarak bittamam,
Başladığı tahsîle, gece
gün etti devam.
“Ebû Hafs-ı Haddâd”dan,
alıp tasavvuf dersi,
Vilâyet makamında
yükseldi derecesi.
Buyurdu ki: (Ey insan,
Allah'ı sevmek için,
O'nun düşmanlarını,
sevmesin kalbin, için.
Ne ki uzaklaştırır, seni
Hak teâlâ'dan,
Yaklaşma yanlarına, uzak
dur hep onlardan.
Eğer ki meyl ederse,
kalbin "Hak" tan
gayriye,
O kalp "Hasta"
demektir, bak hemen
tedâvîye.
Dünyâlık kimselerle,
kurma hiç münâsebet.
"Allah adamları"yle,
bulunmaya gayret et.
Onların kalplerinde,
çoktur "Allah sevgisi".
Sohbetleriyle olur,
kalplerin tedâvîsi. |