ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

08 - CÂFER BİN MUHAMMED (Rahmetullahi Aleyh)

DÜNYÂ, BÂKÎ DEĞİLDİR

 

Hadîs âlimlerinden, “Câfer ibni Muhammed”,

Vermişti Hak teâlâ , ona ilim ve hikmet.

 

"Âhiret derdi" ile doluydu, onun gönlü.

Dünyâ'ya, zerre kadar yok idi temâyülü.

 

"Ölüm”ü, hâtırından çıkarmazdı o aslâ.

Kabir ziyâretini, yapıyordu pek fazla.

 

Her gece, kabristana uğrar, selâm verirdi.

Cevap alamayınca, onlara şöyle derdi:

 

(Size ne oluyor ki, hiç cevap vermezsiniz?

Yoksa, toprak mı oldu konuşan dilleriniz?)

 

Sonra, kendi kendine der idi ki: “Ey Câfer!

Onlar, sükûtlarıyla verirler şunu haber.

 

Diyorlar ki: O dünyâ, fânîdir, değil bâkî.

Yakında, sen de bize olacaksın mülâki.

 

Şu anda sen dünyâ'da, bizler âhiret'teyiz.

Bir kısmımız azapda, bâzımız nîmetteyiz.

 

Bilesin ki orada, yaparsan her ne amel,

Hepsi yazılmaktadır, birine gelmez halel.

 

"Îmân" ile yaşayıp, "îmân"la ölmeye bak.

Yoksa azap çekersin, hem de sonsuz olarak”.

 

Böylece söylenerek, o, kendi kendisine,

Korkusundan, başını, eğerdi sînesine.

 

Gece, sabaha kadar, kılardı dâim namâz.

Ağlayıp, affı için, ederdi Hakka niyâz.

 

Bir gün, varken yanında, bilcümle talebesi,

Buyurdu: (Çok seviniz, siz birbirlerinizi.

 

Sakın birbirinize bakmayınız hasetle.

Dolsun gönülleriniz, "sevgi" ve "muhabbet"le.

 

Mü'mine kırgın durmak, tehlikelidir gâyet.

Kâfirlere lâyıktır, zîrâ kin ve adâvet.

 

Siz, birbirlerinizi, kat’iyyen üzmeyiniz.

Yoksa veliyyullah’tan, kesilir "nûr" ve "feyiz".

 

Hem de dostlara karşı, davranın açık ve mert.

Ve lâkin düşmanlara, yapın ilm-i siyâset.

 

Kardeşlerim, sabredin dert ve musîbetlere.

Zîrâ sabreden kullar, kavuşurlar zafere.

 

Gün içinde vardır ki, müstesnâ bâzı zaman,

O andaki duâlar, kabûle olur şâyan.

 

Namâzların sonunda  ve yemek yendiğinde,

Yapılan herbir duâ, makbûldür Hak indinde.

 

Ben, duâ ediyorum sizlere bu vakitler.

Diyorum: “Yâ ilâhî, bizi eyle muzaffer.

 

Kim islâma hizmete ediyorsa iştirak,

İhsân et sen onlara, doğru yol, güzel ahlâk.”

 

Buyurdu ki: (Evliyâ, anılsa her ne zaman,

Ruhları, o kimsenin yanında olur o an.

 

Vermiştir Hak teâlâ, onlara bu kuvveti.

İhlâsla çağırana, yaparlar bu himmeti.

 

İnanmıyan var ise, buna ehli bid'atten,

Onlar mahrum kalırlar, bu yardım ve himmetten.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan