|
07 - EBÛ BEKR-İ ŞİBLÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
GİT, ÇIRA SAT!
“Ebû Bekr-i Şiblî”
ki, evliyâdan bir kişi.
Kat’iyyen
yapmaz idi, günâh olan
bir işi.
Bir üstâd arıyordu, ilim
öğrensin diye.
Kavuştu en nihâyet, “Cüneyd-i
Bağdâdî”ye.
Ebû Bekr-i Şiblî’yi,
görünce o büyük zât,
Buyurdu ki: (Evlâdım,
evvelâ git çıra sat.)
"Peki Efendim" deyip, bu
emre ittibâen,
Çıra sattı bir sene, o
günden îtibâren.
Bir yıl sonra gelerek,
Cüneyd-i Bağdâdî'ye,
Arz etti: "Bana başka
emriniz var mı?" diye.
Buyurdu ki:
(Ey Şiblî, gel artık,
yeter o iş.
Bir sene de, burada
hizmet eyle ve yetiş.)
Bir yıl da, üstâdının
yanında etti hizmet.
Bir sene hitâmında,
sordu Cüneyd nihâyet:
(Ey Şiblî, hâlin nasıl,
değiştin mi birazcık?
Hâlâ kendi nefsinde,
görür müsün bir varlık?)
Arz etti ki:
(Efendim, ne mümkün
varlık görmek.
Yüksek himmetinizle,
nefsim, zelîl oldu pek.
Sâyenizde bir hâle geldi
ki nefsim şu an,
Aslâ üstün görmüyor,
kendini başkasından.)
Buyurdu ki: (Mâdem sen,
nefsini ettin zelîl,
Bu yola girmek için,
olmuşsun şimdi ehil.
Zîrâ bu tasavvufa girmek
için, evlâdım,
Nefsini, tamâmiyle “Hiç
görmek”tir ilk adım.
Kendinde, bir zerrecik,
"Varlık" gören
bir insan,
Bu yolda yürümeye,
bulamaz yol ve imkân.
Bu yol, öyle mukaddes ve
yüksektir ki elhak,
Nefsini beğenenler,
basamaz burya ayak.
Bu, öyle binâdır ki, "Hiçlik"tir
ilk girişi.
Az kibirli olanın,
burada yoktur işi.)
Cüneyd-i
Bağdadînin bu nasîhati
ile,
Çalışmakla geçti hep,
her günü tamâmiyle.
“Cüneyd-i Bağdâdî”nin,
bulunca ömrü hitâm,
Üstâdının yerine, bu
oldu kâim makam.
Buyurdu: (Ders okudum,
"Dörtyüz" ayrı hocadan.
Onlardan, "Dörtbin
hadîs” öğrendim
bunca zaman.
Bu kadar çok hadîsten,
seçtim "bir tânesi"ni.
Ona uydum sâdece,
bıraktım gayrisini.
Zîrâ dört bin hadîsin
içinde, nasîhatten,
Ne varsa, bu hadîsin
içinde vardı zâten.
O hadîs-i şerîfi,
kendime ettim şiâr.
Onun mânâsı ise,
şöyledir ki âşikâr:
"Bu dünyâ'da ne kadar,
yaşıyacaksan eğer,
Dünyâ işlerine de, o
kadar çalış, yeter.
Âhiret'te
ebedî kalacağına göre,
Çok çalış da, ömrünü,
hebâ etme boş yere.
Allah'a muhtâçlığın, ne
kadar çoksa şâyet,
O’na da, o kadar çok,
yap tâat ve ibâdet.
Cehenneme ne kadar var
ise tahammülün,
O miktar günâh yap da,
hiç pişmân olma o gün." |