ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

07 - EBÛ BEKR-İ ŞİBLÎ (Rahmetullahi Aleyh)

İBRET BÖYLE ALINIR

 

Ebû Bekr-i Şiblî” ki, velîlere tâc idi.

Sözleri, hasta olan kalplere ilâç idi.

 

Önceden "Vâlî" idi, çok çalışkan ve âdil.

O, bu vazîfesinde, çalıştı bir nice yıl.

 

Pek fazla seviyordu kendisini ahâli.

Bağdat'ta, "Sultân" dahî öğrendi iş bu hâli.

 

O, bu vazîfesinde, gösterince liyâkat,

Sultân da verdi ona, çok kıymetli bir "Hil’at".

 

Giyerdi o hil’atı, îtinâ eyliyerek.

Kirletti lâkin onu, bir gün istemiyerek.

 

Buna vâkıf olunca, bâzı kötü kimseler,

Vâlîyi, hükümdâra şikâyet eylediler.

 

Dediler: (Ey hükümdâr, senin ona verdiğin,

Hil'atı hor kullanıp, eyledi pis ve çirkin.)

 

Hükümdâr sinirlenip, verdi ki şöyle fermân:

(Azlettim vâlîlikten, yanıma gelsin heman!)

 

O, bu emri alınca, eyledi çok taaccüp.

Hükümdârdan ziyâde, Rabbine oldu mahcup.

 

Düşündü ki: (Hükümdâr, bir “Kul”dur en nihâyet.

Bu kıymetli hil'atı, o bana verdi, evet.

 

Ben ise ihmâl edip, kirletince onu az,

Nasıl da sinirlenip, eyledi bana garaz.

 

Benim bu ihmâlimin netîcesi olarak,

Beni, bu vazîfeden azle kıldı müstehak.

 

Cenâb-ı Allah dahî, Sultânların Sultânı.

Giydirdi üstümüze, bu "Kulluk hil'atı”nı.

 

Bu azîz hil'atı da kirletirsek eğer biz,

Elbette ki bu hâle, râzı olmaz Rabbimiz.

 

Allahü teâlâ'nın kulu olmak, ne şeref.

Kıymetini bilmezsek, cezâ verir mâlesef.

 

Ve lâkin hiç benzemez, bu cezâ diğerine.

Önceki, buna göre, pek hafif kalır yine.)

 

O, böyle düşünerek, ayrıldı vâlîlikten.

Artık "Dünyâ işi”ne karışmadı kat'iyyen.

 

Derdi ki: (Bitti ömrüm, yapmadım kulluğumu.

Ey nefsim, yazık sana, hâlis kul olmak bu mu?

 

Sana, bunca nîmeti lutfetti Hak teâlâ.

Sen ise gaflettesin, uyanamadın hâlâ?

 

Bu günden tezi yoktur, Sâhibine dön artık.

Yetmez mi, bunca zaman yaptığın günâhkârlık?

 

Halbuki Rabbin sana, eyledi bunca ihsân.

Sen ise buna karşı, yapıyorsun hep isyân.

 

Bu “Kulluk hil'atı”nı, kirlettin günâh ile.

Geri kalan ömründe, ağla âh-ü vâh ile.)

 

O, kendi kendisine, bunları söyliyerek,

Cüneyd-i Bağdâdî”nin huzûruna giderek,

 

Onun terbiyesiyle, yetişip oldu kâmil.

Tasavvufta, çok büyük nîmete oldu nâil.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan