|
04 - MENSÛR BİN AMMÂR
(Rahmetullahi Aleyh)
ÂLİM VE CÂHİL KİMDİR ?
“Mensûr ibni Ammâr”
ki, evliyâ-yı kirâmdan.
Verâ
ile takvâya sarılırdı
her zaman.
Hükümdâr Hârun Reşîd,
dedi:
“Ey İbni Ammâr!
Cevap ver şu suâle, sana
üç gün mühlet var.”
“Nedir o?”
buyurunca, sordu ki şu
suâli:
“Kimdir şu insanların
en âlim ve câhili?”
O, derhal buyurdu ki:
“Yâ emîrel mü’minîn!
Hiç üç gün beklemeye
lüzum yok bunun için.
“En âlim” şu
kuldur ki, kalmaz
ibâdetinden.
Yine de, emîn olmaz,
korkar âkıbetinden.
Bilse ki, Cehenneme,
girecek tek bir kişi.
“O, ben olabilirim”
der ve titrer hep içi.
“En câhil” de
şudur ki, yapar türlü
şakâvet.
Buna rağmen, emîn ve çok
rahattır o gâyet.
Bilse ki, tek bir kişi
girecektir Cennete,
Yine o, namzet görür
kendini bu devlete.”
Çok ibâdet eder ve çok
korkardı Allah’tan.
Kaçardı küçük büyük, her
hatâ ve günâhtan.
Geceleri ağlar ve derdi
ki: “Yâ ilâhî!
Bilerek, hiçbir günâh
işlemedim Vallahi.
Bile bile, emrine
etmedim muhâlefet.
Hep bilmeden işledim,
eyle beni mağfiret.
Eğer bağışlamazsan
günâhımı ey Rabbim!
Yarın mahşer gününde, ne
olur benim hâlim?
O gün, günâhsızlara, “Siz
geçin!” dendiğinde,
Onlar, neş’e içinde
Cennete gittiğinde,
Sonra, günâhkârlara
dendiğinde “Siz
durun!”
Hangisinde olurum ben bu
iki gurubun?”
Nasîhat istemişti biri
de kendisinden.
Buyurdu: “Emîn olma "küfür"
tehlikesinden.
Nasıl, bir kelimeyle
girilirse îmâna,
Bir sözle de, bu îmân,
gidebilir yabana.
"Îmân"ı,
tehlikeden korumak için,
önce,
Küfrü mûcip şeyleri,
öğrenmeli iyice.
Zîrâ hangi kapıdan
çıktıysa îmân eğer,
Yine aynı kapıdan,
geriye avdet eder.
Hangi “Elfâz-ı küfr”ü
ettiyse şâyet kişi,
Yine o kelimeyle
düzeltir ancak işi.
Hak teâlâ, "îmân"ı,
bizlere etti ihsân.
Cennete, bunun ile
girecek cin ve insan.
Peygamber Efendimiz,
buyurdu ki bu bapta:
Mü’minler
geçerlerken mahşer günü
Sırât’ta,
Cehennem seslenir ki:
“Biraz çabuk olunuz!
Ki, zîrâ ateşimi
söndürüyor nûrunuz.”
Bir başkası, nasîhat
istedi kendisinden.
Buyurdu ki: “Evlâdım,
emîn olma nefsinden.
Zîrâ nefsinden gayri,
düşman yok sana daha.
Hattâ senden ziyâde, o,
düşmandır Allaha.
Lâkin onu yok etmek,
olmamalı gâyemiz.
Yok etmekten ziyâde,
terbiye etmeliyiz.”
|