ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - İBRÂHİM HAVVÂS (Rahmetullahi Aleyh)

SİZ EMÎR OLUN

 

İbrâhim-i Havvâs” ki, devrinin bir tekiydi.

Cüneyd-i Bağdâdî'nin, mümtâz talebesiydi.

 

Sevdiklerinden biri, ondan şöyle nakleder:

Hac yoluna çıkmıştık, üstâdımla berâber.

 

Buyurdu ki: (Biz mâdem, yola çıktık ikimiz,

Öyleyse yol boyunca, “Emîr” olsun birimiz.

 

Herhangi zorluk ile karşılaşırsak eğer,

O emîrin sözünü dinlemek îcâb eder.

 

O ne derse, o olur, ona uyar diğeri.

Zîrâ bu meselede, böyledir dînin emri.)

 

(Siz emîr olun) diye, hocama eyledim arz.

Buyurdu: (Öyle ise, istemem hiç îtirâz.

 

Her türlü meselede, ben veririm kararı.

Eğer kabûl etmezsen, gidelim ayrı ayrı.)

 

(Kabûl ettim efendim) dedim ve çıktık yola.

İkimiz de yorulup, bir yerde verdik mola.

 

O, bana (Otur!) deyip, gitti kendi hizmete.

Başladı bana bizzât, ikrâm ile izzete.

 

Çalı çırpı toplayıp, yaktı hemen ateşi.

O su çekti kuyudan ve o yaptı her işi.

 

Dedim ki: (Ben de yardım etseydim size biraz.)

Aslâ kabûl etmeyip, buyurdu: (Hayır, olmaz.

 

Mâdem ki emîr benim, ben ne dersem, o olur.

Ben hizmet edeceğim, sen, orada git otur.)

 

Yola devam edince, tutulduk bir “Yağmur”a.

Paltosunu çıkarıp, bana tuttu o ara.

 

Islanmıyayım diye, yaptı çok fedâkârlık.

Sıkıldım, lâkin birşey diyemedim hiç artık.

 

Zîrâ "emîr" o idi, mecburdum dinlemeye.

Üstelik söz vermiştim, îtirâz etmemeye.

 

O yolculuk boyunca, o bana etti hizmet.

Her ne sıkıntı olsa, o çekti hep eziyet.

 

Üzülüyordum, lâkin üstâda ne denilir?

Düşündüm ki: "Keşke ben, olsaydım ona emîr".

 

Biz bu minvâl üzere, Hac yapıp döndük geri.

Îzâh etti üstâdım, yoldaki o halleri.

 

Buyurdu ki: (İlerde, olursan sen de emîr,

Benim gibi yaparsın, doğrusu da böyledir.

 

Her ne meşakkat olsa, sen göğüs ger ona ilk.

Hep sen çek sıkıntıyı, böyle olur emîrlik.

 

İdâreci” odur ki, mütevâzı olur pek.

Bilcümle zorlukları, o göğüsler severek.

 

Kendi için, onlardan, bir hizmet etmez talep.

Bilâkis o onların yüklerini çeker hep,

 

O, "hizmet gören" değil, “Hizmet eden” kişidir.

Yatmak değil, “Çalışmak”, onun esas işidir.

 

O, diğerlerinden de çalışır daha fazla.

Nefsi için, onlardan istemez bir şey aslâ.

 

O, kızmaz, sinirlenmez, davranır hep yumuşak.

Bilir ki Allah dahî, bu hâli sever ancak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan