|
37 - BEHÂÜDDÎN-İ BUHÂRÎ (Kuddise
Sirruh)
ÜÇ
TÜRLÜ EDEB
"Behâeddîn Buhârî",
çok yüksek evliyâ zât.
Bir gün talebesine, etti
şöyle nasîhat:
(Bizim bu yolumuza, her
kim ki olsa tâbi,
Gözetmesi lâzımdır, şu
üç mühim "Edeb"i.
Birincisi, “Allah”a
karşı olan edebtir.
Yâni farzları yapıp,
günâhı terk etmektir.
Ona “Kul”
olduğunu, iyi idrâk
ederek,
Her emr-ü yasağına,
hakkıyla uymak gerek.
Onun emirlerinden, bir
tânesine bile,
Uymamak, edebsizlik olur
Ona hâliyle.
İnsan düşünmeli ki,
kendisi hiç "Yok"
iken,
Yarattı Allah onu, bir
damlacık nutfeden.
Büyütüp yetiştirdi, onu
ihsânı ile.
Her türlü nîmetleri,
bahşetti fazlasiyle.
Îmân, akıl, düşünce,
lisân ve güzel ahlâk.
Verip, azîz eyledi bir "İnsan"
yaratarak.
Böyle yüce bir Rabbin,
emrine muhâlefet,
Edebsizlik etmenin, en
çirkinidir elbet.
İkinci edeb ise, “Resûl”üne
edebtir.
Her iş ve harekette,
sünneti gözetmektir.
Kim kimi seviyorsa, ona
uyar elbette.
Bunu îcâb ettirir,
hakîkî muhabbet de.
Edeb'in üçüncüsü “Üstâd”a
olanıdır.
Çünkü kendi üstünde,
onun çok hakkı vardır.
Allah ve Resûlünü, bilip
tanımasına,
Gafletten uyanarak, hak
yolu bulmasına,
O vâsıta olmuştur, odur
buna tek sebep.
Onun için üstâda,
lâzımdır fazla edeb.
Tâ kıyâmete kadar,
yaşasa da bir adam,
Bu nîmetin şükrünü, yine
de yapamaz tam.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Düşmandır bize "Nefis".
Onun her arzusuna, boyun
eğmemeliyiz.
Bu nefs-i emmâreyi,
terbiye etmek için,
İslâma tam uyması
lâzımdır her kişinin.
Bu dînin emrettiği, ufak
bir işi yapmak,
Yâhut yasak ettiği bir
günâhtan sakınmak,
Kendi arzusu ile, bin
yıl îfâ ettiği,
Nâfile ibâdetten,
hayırlıdır ve iyi.
Dînin bekçisi olan islâm
âlimlerinin,
Yolunda yürüyenler,
azaptan olur emîn.
Bu yoldan, zerre kadar
ayrılık olsa çok az,
Âhirette, azaptan
kurtuluş mümkün olmaz.
Aklı olan bir kimse,
fırsat bilir bu ânı.
Oraya hazırlıkla geçirir
her zamanı.
Bu kısacık zamanda,
faydalı tohum eker.
Bir tâneden, sayısız
meyveler elde eder.)
Bu büyük evliyânın
hürmetine ilâhî!
Onun şefâatine kavuştur
bizi dahî. |