|
37 - BEHÂÜDDÎN-İ BUHÂRÎ (Kuddise
Sirruh)
ŞİMDİ NE YAPAYIM?
"Behâeddîn Buhârî",
vaktâ ki etti vefât,
Kıldılar namâzını, çok
büyük bir cemâat.
Sonra gidip yaptılar,
mezarına defnini.
Ve bir talebesi de,
okudu telkînini.
“Abdülkâdir”
adında, bir kimse idi o
zât.
Gördüğü bir vak'ayı,
anlatır kendi bizzât.
Der ki: O gün defnettik
“Hâce hazretleri”ni.
Ben, çok merak ederdim
kabirdeki hâlini.
Bir teveccüh eyledim,
onun nûrlu kabrine.
Allahın yardımıyle,
vâkıf oldum hâline.
Baktım, kapı açıldı o
kabire "Cennet"ten.
Çok güzel "iki hûri",
içeri girdi hemen.
Ona selâm vererek,
dediler: (Efendim,
biz,
Nice zamandan beri, sizi
beklemekteyiz.
Yarattı Hak teâlâ, bizi
sırf sizin için.
Siz artık görmezsiniz
bir şey fenâ ve çirkin.)
Hûrilerin sözünü dinledi
o büyük zât.
Lâkin kendilerine, hiç
etmedi iltifât.
Buyurdu:
(Görmedikçe Rabbimin
dîdârını,
Ahdettim görmemeye,
Ondan gayrılarını.
Ve beni sevenlere,
etmedikçe şefâat,
Meşgûl olmıyacağım kimse
ile ben fakat.)
Bir başka talebesi,
gördü onu rüyâda.
Sordu ki: (Ne yapayım,
ölmeden bu dünyâda?)
Buyurdu:
(Son nefeste ne yapmak
gerekirse,
Şimdi dahî onu yap,
"Allah" de hiç değilse.)
Dedi ki: (Allah demek,
son nefeste gerektir.
Şimdi hayâtta iken, ne
yapmam lâzım gelir?)
Buyurdu ki:
(Evlâdım, o “Son nefes”
dediğin,
Ne zaman gelecektir, bu
bâbda var mı bilgin?
O son nefes, belki de
bugündür, belki yarın.
Sen şimdi “Allah” de ki,
yarın olmaz fırsatın.)
Bir başkası, rüyâda
görerek kendisini,
Arzu etti, bir miktar
nasîhat etmesini.
Buyurdu ki: (Dünyâda,
istediğin şeyi yap.
Ve lâkin herbirine,
hazırla birer cevap.
Her ne yapsan, melekler
yazıyor birer birer.
Mahşere geldiğinde, sana
arz edilirler.
Ve hattâ ey evlâdım,
şunu bil ki muhakkak,
Seni, günâh işlerken
görüyor cenâb-ı Hak.
Kalbinden geçirdiğin
şeyleri de pekâlâ,
En gizlisine kadar,
biliyor Hak teâlâ.
Haram, "Ateş"
gibidir, günâha olma
yakın.
Aksi halde, pişmânlık,
çok olur sana yarın.
Hakîkî dost “Allah”tır,
unutma Onu bir an.
Ve şiddetle hazer et,
her günâh ve haramdan.
Bu fırsat elde iken,
hakîkati gör artık.
Yoksa, mahşer gününde
fayda etmez pişmânlık.) |