|
37 - BEHÂÜDDÎN-İ BUHÂRÎ (Kuddise
Sirruh)
TASAVVUF NEDİR?
“Behâeddîn Buhârî”,
çok büyük bir velîydi.
Söz ve nasîhatleri, pek
çok fâideliydi.
Buyurdu ki: ("Tıp
ilmi", bedenin
sağlığına,
Bakıp çâre bulursa, dert
ve hastalığına,
Bunun gibi, "Ahlâk"
ve "Tasavvuf ilmi"
dahî,
Kalbin hastalığını eder
teşhîs, tedâvî.
Eğer tutulmuş ise, kalp
Allahtan gayriye,
O kalp "hasta"
demektir, muhtâçtır
tedâvîye.
Her işi, “Allah için”
yapmalı ki her insan,
İşte bu “İhlâs”ı
da, tasavvuftur
sağlıyan.
İyi, güzel iş yapıp,
kötülük yapmamayı,
Te'mînde, "tasavvuf"un
büyüktür yine payı.
Dînin temeli üçtür,
ilim, amel ve ihlâs,
Üçüncüyü, insana,
tasavvuf sağlar esas.
Ve hattâ tasavvufun,
gâyesi iki şeydir.
Birincisi odur ki, "Îmân
vicdânîleşir".
Yâni insan, dînine
sarılır tam ihlâsla.
Îmânı, şüphelerden bir
zarar görmez aslâ.
Akıl ve delîl ile ve
isbât edilerek,
Elde edilen îmân, böyle
kavî olmaz pek.
Nitekim buyurdu ki,
Kur'ânda cenâb-ı Hak:
(Îmânın
sağlamlığı, zikr ile
olur ancak.)
Buradaki zikir'den murat
da, bir kişinin,
Her şeyi yapmasıdır,
sâdece "Allah"
için.
Şudur ki tasavvufun
ikinci gâyesi de:
"Seve seve"
yapılır emirlerin hepsi
de.
Nefisten hâsıl olan
tembellik ve atâlet,
Giderek, kolaylıkla
yapılır her ibâdet.
Hem ayrıca haramlar, "İğrenç"
ve "Çirkin"
gelir.
En ufak günâhtan da,
kolayca el çekilir.
Yâni islâmiyyetin
emrettiği hususlar,
Kolaylıkla yapılıp,
gider bütün zorluklar.
Yine, dinde ne kadar var
ise fısk-ı fücûr,
Herbirine, bir "nefret",
"soğukluk" hâsıl
olur.
Velhâsıl tâatlerin
tatlı, iyi gelmesi,
Ve kolayca yapılıp, güç
ve zor gelmemesi,
Bütün günâhların da,
aksine fenâ, çirkin,
Gelerek, kolaylıkla
bunlardan kaçmak için,
"Tasavvuf", yâni
"Ahlâk bilgisi"
lâzım gelir.
Bu ikisinden başka bir
şey için değildir.
Emirlere sarılıp, hiç
günâh işlememek,
En büyük "Kerâmet"tir,
hem bunda sebât etmek.
Zâten bu iki husus
yapılmazsa ihlâsla,
Nefsin yola gelmesi, hiç
mümkün olmaz aslâ.
Önce, doğru bir "Îmân",
sonra sâlih bir "Amel".
İşte bu ikisidir islâmda
asıl temel.
Dînin üçüncü kısmı olan
“İhlâs”ı da hem,
Kazanmak iyiyse de,
değildir şart ve elzem.
|