|
37 - BEHÂÜDDÎN-İ BUHÂRÎ (Kuddise
Sirruh)
NİYET HÂLİS OLUNCA
"Behâeddîn Buhârî",
bir dostunu ziyâret,
Edip, onun evinde eyledi
uzun sohbet.
Buyurdu: (Hakîkati
bulmak için, bir kişi,
Hâlisen yola çıksa,
hâsıl olur o işi.
Şu anda bir kişi de,
“Tirmiz”den çıktı yola.
İster ki, kendisine “Kâmil
bir rehber” bula.
Bu yola çıktığından, o,
hâlis bir niyetle,
Yakında, maksûduna vâsıl
olur elbette.)
Ordakiler, bu sözden bir
şey anlamadılar.
Dediler ki: “Elbette
bunun bir hikmeti var.”
Biraz sonra, kapıda,
gelip durdu "bir atlı".
Şaşkın bir vaziyette
etrâfa bir göz attı.
“İrâdesiz”
gelmişti zîrâ o, bu
tarafa.
Bu yüzden tereddütle
bakıyordu etrâfa.
Behâeddîn Buhârî,
seslendi ki içerden:
(Aradığın
burdadır, haydi in de,
gel hemen!)
Bu sesi işitince,
atından indi derhal.
“Hâce”, kapı
önünde, etti onu
istikbâl.
Ve elinden tutarak,
içeri aldı onu.
Sordu, yolculuğunun ne
yöne olduğunu.
O dedi ki: (Efendim,
geliyorum “Tirmiz”den.
Hâlis bir niyet ile, dün
çıktım evimizden.
Gâyem, “Rehber bulmak”tır,
hakîkî olsun fakat.
Derim ki, bu zamanda var
mıdır böyle bir zât?
Ben böyle düşünürken,
âniden durdu atım.
O noktadan ileri, atmadı
tek bir adım.
Düşündüm: “Bu durmada,
bir hikmet vardır” diye.
Zîrâ hiç gitmiyordu bir
adım ileriye.
Hâlis bir niyet ile
çıkmış idim hakîkat.
Önceleri böyle şey
yapmıyordu hiç bu at.
Hayvanın dizginini, o an
serbest bıraktım.
Bekledim ki, acabâ ne
yöne gider atım?
Hemen günbatısına başını
çevirdi at.
"Buhârâ" cânibine
koşturup yaptı sür'at.
“Nereye gider?” diye,
çok merak ediyordum.
“At, bu istikâmete
niçin döndü?”
diyordum.
Artık ben, irâdemi
bırakmıştım Allaha.
Derdim ki: "Erdir
beni yâ Rabbî hakîkata."
Hayvan, şevkle koşturup,
gitti bir istikâmet.
Bu hânenin önünde gelip
durdu nihâyet.
Bir şaşkınlık içinde
bakıyorken etrâfa,
İçeriden “Gel!”
diye bir ses duydum bu
defâ.)
Buyurdu:
(Hakîkaten hâlis imiş
niyetin.
Demek ki buradaymış
senin de hidâyetin.)
Ve ona bir baktı ki
merhamet nazariyle,
Kalbinden, "Hubb-u
dünyâ" yok oldu
tamâmiyle.
Aradığı rehberi,
bulmuştu en nihâyet.
Dünyâda bundan büyük bir
"nîmet" olmaz
elbet. |