ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHÂRÂ EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

37 - BEHÂÜDDÎN-İ BUHÂRÎ (Kuddise Sirruh)

RÜYÂ VE HAKÎKAT

 

Seyyid Mahmûd” adında biri der ki şöylece:

Resûlullahı gördüm, rüyâda ben bir gece.

 

Dedim: (Yâ Resûlallah, uzun zamandan beri,

Görmek seâdetine ermemiştim sizleri.

 

Bundan sonra, bu firâk uzarsa daha eğer,

Nedir bana emriniz, ne yapmam îcâb eder?)

 

O zaman, yanındaki kimseyi göstererek,

Buyurdu ki: (O zaman, bu zâta uyman gerek.)

 

Yanındaki o zâta, dönüp baktım o zaman.

Lâkin ona bakarken, uyandım o uykudan.

 

Tesirinde kalmıştım gördüğüm bu rüyânın.

Sûreti”ni, zihnimde canlandırdım o zâtın.

 

“Bunda bir hikmet vardır” diye düşünerekten,

İsmi” ile “Sûreti”, henüz zihnimde iken,

 

Bir kitap kapağını açarak, arkasına,

Not ettim bu rüyâyı, o sabah baştan sona.

 

Yazdım ki: (Peygamberin yanında vardı bir zât.

İsmi "Behâeddîn"dir, söyledi Resûl bizzât.

 

Orta boylu, heybetli, yüzü değirmiydi az.

Yanaklarının rengi, kırmızıydı ve beyaz.

 

Kestâne rengindeydi gözlerinin karası.

İki kaşı yay gibi ve açıktı arası.)

 

Üzerinden “Yedi yıl” geçince bu rüyânın,

Dururdum dükkânında, bir gün bir akrabânın.

 

O sırada içeri, nûr yüzlü girdi bir zât.

"Yedi yıl" öncesini hâtırladım o saat.

 

Orta boylu, heybetli, yüzü değirmiydi az.

Yanaklarının rengi, kırmızıydı ve beyaz.

 

Evet bu, o rüyâda gördüğüm kişiydi tam.

İçeri teşrîf edip, bizlere verdi selâm.

 

Kaşları ince siyah, yay gibiydi ve açık.

Ben bu zâtı görünce, bin canla oldum âşık.

 

Dedim ki: (Dâvet etsem, acep zât-ı aliniz,

Bizim fakirhâneye teşrîf eder misiniz?)

 

Ricâmı kabûl edip, (Peki, gidelim) dedi.

Kalktı ve bize doğru yürüyüp ilerledi.

 

Bana bir şey sormadan, yürüdü eve kadar.

Kapımızın önüne gelince, kıldı karar.

 

Girip sohbet eyledik, biraz sonra, bir ara,

Baktı kitaplıktaki dizili kitaplara.

 

Onlardan birisini gösterip eli ile,

Buyurdu: (Şu kitâbı çıkarıp getir hele.)

 

Getirdim, kapağını eliyle kaldırarak,

Buyurdu ki: (Ne yazdın sen buraya, gel de bak?)

 

Bakınca, hâtırladım “Yedi yıl” öncesini.

Ben bir gece, rüyâda görmüştüm kendisini.

 

Arz ettim ki: (Efendim, rüyâ idi o fakat,

Hamd olsun ki o rüyâ, şimdi oldu hakîkat.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan