|
35 - AHMED YESEVÎ (Rahmetullahi
Aleyh)
NASÎHATLERİ
"Ahmed-i Yesevî"nin
tesirliydi sözleri,
Hidâyete getirdi
binlerle kimseleri.
Bir eseri vardı ki, “Dîvân-ı
hikmet” diye,
Doludur, insanlara öğüt
nasîhat ile.
Bir yerde buyurur ki:
(Korkunuz, sakınınız!
“Dünyâ adamları”yle
yakınlık kurmayınız.
Dünyâ malı, geçici, hem
de aldatıcıdır.
Bugün senin ise de,
yarın başkasınındır.
Aklı olan, buna hiç
gönül vermez velhâsıl.
“Âhiret derdi”
ile dertlenmiştir o
asıl.
Bu dert, onun öyle çok
sarmıştır ki içini,
Düşünür gece gündüz "Cehennem
ateşi"ni.
Günâh ve kusurları, “Dağ
gibi” gelir ona.
Bu yüzden boynu bükük,
mahcuptur Allahına.
Rabbinin dergâhında,
affa kavuşmak için,
Gece sessizliğinde,
ağlar hep için için.)
Bir yerde buyurdu ki:
(Allahtan başkasını,
Kalbinizden atarak,
silin gönül pasını.
Dînin emirlerini,
öğrenip ince ince,
Yapın her işinizi, bu
esas mûcibince.
Dînini öğrenmeden, "Tasavvuf"la
uğraşan,
Kimsenin îmânını,
gizlice çalar şeytân.
Bâzı hârikulâde halleri
görülse de,
Hakîrdir, zîrâ onlar “İstidrâc”dır
hepsi de.
"Evliyâ" zannetse
de kendisini o kişi,
Hiç mûteber değildir
indallah hiçbir işi.
Eğer islâmiyyeti
bilmezse bir müslümân,
Dünyâ ve âhirette, görür
çok zarar, ziyân.)
Yine o buyurdu ki:
(Dinleyin ey insanlar!
Gönüller kararıyor,
işlendikçe günâhlar.
Bu günâh kirlerinin
temizlemesi için,
Çok tövbe etmelidir,
yolu budur bu işin.
“Allahın rızâsı”nı
gözetin ki her zaman,
Ancak böyle kurtulur
âhirette müslümân.
Sakın "Mal"a ve "Mülk"e
gönül bağlamayın ki,
Elden çıkar sonunda,
değildir çünkü bâkî.
Malının çokluğuyla,
ahmaklar mağrur olur.
Onlar, iki cihânda
bulamaz rahat, huzûr.
“Kârun” dahî,
malıyla öğünürdü ki
yine,
Mallarıyla birlikte,
geçti yerin dibine.
Kâfir de olsa bile,
sakının "Kalp kırmak"tan.
Zîrâ daha günâhtır bu,
Kâbeyi yıkmaktan.
Resûlün sünnetidir,
gariplere merhamet.
Garip sevindirmeye
ediniz sa’y-ü gayret.
Görürseniz zavallı,
gönlü kırık birini,
Derdine merhem olup,
ferahlatın kalbini.
Zîrâ siz, bu dünyâda
merhamet ederseniz,
Size de, mahşer günü
şefkat eder Rabbimiz. |