|
35 - AHMED YESEVÎ (Rahmetullahi
Aleyh)
ÜSTÂD VE TALEBE
"Ahmed-i Yesevî"nin
bir çok talebeleri,
Vardı ki, birbirine
çoktu muhabbetleri.
"Yeseviyye yolu"nda
ilerliyen kimseler,
Taşırlardı müşterek bâzı
husûsiyetler.
Çok üstün bilirlerdi
kendi "rehber"lerini.
Severek yaparlardı, o
zâtın her emrini.
Hepsi de, "üstâd"ını
seviyordu pek fazla.
Ona bağlanmışlardı,
muhabbet ve ihlâsla.
Yiyip içseler bile
emriyle o kişinin,
O yolda yükselmeye,
sebepti onlar için.
Emirsiz, çok ibâdet
yapsalardı da hattâ,
Fâide görmezlerdi yine
mâneviyâtta.
Çünkü “Teslîmiyyet”ti
o yolda esas olan.
Bir şey kazanamazdı
üstâdına uymıyan.
Her işte, talebeler
dikkat ederdi ki hep,
"Üstâdımız, bu bâbda
ne düşünüyor acep?"
Anlayınca üstâdın o işte
murâdını,
Her biri, ona göre
atardı adımını.
Onun her yaptığını,
bilirler "doğru, iyi".
Buna bağlı bilirler o
yolda yükselmeyi.
Herhangi bir işini,
beğenmiyen talebe,
Yeseviyye
yolunda bulamazdı
mertebe.
"Onu üzmek", o
yolda pek çok
tehlikelidir.
Dünyâ ve âhirette
felâkete sebeptir.
Çünkü inanırlar ki,
incinirse o eğer,
İncinir o kimseye, "bir
önceki velîler".
Resûlullaha kadar,
"yüzlerce velî" dahî,
Onu üzen kimseye,
incinir bizâtihi.
"Allahü teâlâ"
da, incinir ona hattâ.
Çok dikkatli olurlar
onun için bu bâbta.
Zâten hiçbir kimseye,
hattâ hayvana bile,
Zarar vermek, o yolda
yasaktır bile bile.
Üstâdın büyüklüğü
hakkında şüphe eden,
Feyzinden mahrum olup,
yükselemez kat'iyyen.
Yeseviyye
yolunda bulunan
talebeler,
Ona teslîm olur ve çok
muhabbet ederler.
Emir telâkkî edip bir
tek işâretini,
Hepsi yarış ederler,
yapmak için emrini.
Her fedâkârlığı da,
yaparlar o iş için.
Çünkü “Onun rızâsı”,
esâsıdır bu işin.
Onu sevdiklerine,
ederler çok muhabbet.
Sevmedikleri ile,
edemezler hiç ülfet.
Birbirlerini dahî,
severler pek ziyâde.
Üstâddan,
ancak böyle ederler
istifâde.
O yolda çok mühimdir,
üstâda karşı "edeb".
Her talebe, evvelâ buna
dikkat eder hep.
Kim çok edebli ise, “Söz
dinliyorsa” yâni,
Onun yükselmesine kalmaz
başka bir mâni. |