ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHÂRÂ EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - AHMED YESEVÎ (Rahmetullahi Aleyh)

NİÇİN GELDİ, NE OLDU?

 

Bir müderris vardı ki, “Mervezî” ismi ile,

Düşmanlık besliyordu, "Ahmed-i Yesevî"ye.

 

Lâkin tanımıyordu yakînen kendisini.

Yalnız “Kötü” olarak, işitmişti ismini.

 

Hakkında uydurulan yalan ve iftirâya,

İnanıp, buğz ederdi, bu büyük "Evliyâ"ya.

 

Gûyâ ona, haddini bildirmek gâyesiyle,

Yola çıktı tam “Dörtyüz” ilim ehli kişiyle.

 

İmtihân etmek için, bu evliyâ kimseyi,

Ezberledi islâmdan, tam “Üçbin” mes'eleyi.

 

En çetin olanları seçerek hem bu kimse,

Dedi ki: "Cevap versin bunlara âlim ise."

 

Böyleyken bu kişinin düşünce ve hayâli,

Yesevî”nin kalbine, ilhâm oldu bu hâli.

 

Biraz sonra Mervezî, gelip girdi dergâha.

Oturup, hal ve hatır sormadan henüz daha,

 

Büyük hırs ve hışımla sordu ki ona hemen:

(Sen misin insanların dînini ifsâd eden?)

 

Hakâret ettiyse de, o böyle açık açık,

Lâkin "Ahmed Yesevî" vermedi bir karşılık.

 

Buyurdu ki: (Efendim, uzak yoldan geldiniz.

Hele şöyle oturup, bir miktar dinleniniz.

 

Görüşecek mes'ele var ise ilme âit,

Konuşuruz, olunca zamanımız müsâit.)

 

Bu cevap karşısında, çok mahcûb oldu o zât.

Gösterilen odada eyledi istirâhat.

 

Lâkin vaz geçmemişti imtihândan o hâlâ.

Ertesi gün dergâha, o girdi ilk evvelâ.

 

"Ahmed-i Yesevî"nin çıkarak kürsîsine,

Zor suâller sormayı istedi kendisine.

 

Bir tek kelime bile konuşamadı fakat.

Çünkü yoktu zihninde, tek bilgi ve mâlûmât.

 

Hiçbir şey anlamadı olan bu hâdiseden.

Defterine mürâcât eyledi âcileten.

 

Lâkin yine şaşırdı açtığında defteri.

Zîrâ "Boş" ve "Yazısız" gördü sahîfeleri.

 

Bir şey konuşamadan kala kaldı öylece.

Nihâyet hatâsını idrâk etti böylece.

 

Onun büyüklüğünü, kabûl etti gönülden.

En hâlis talebesi oldu artık o günden.

 

Yanında getirdiği dörtyüz ilim ehli de,

Onun büyüklüğüne inandı ileride.

 

Mervezî, af dileyip bu büyük "Evliyâ"dan,

O günden sonra artık, ayrılmadı yanından.

 

Hizmetinde, beş sene kalarak en nihâyet,

Kulları irşâd için, aldı mutlak icâzet.

 

Ve onun emri ile, giderek Horasana,

Gösterdi doğru yolu, nice gâfil insana.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan