ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHÂRÂ EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

34 - AHMED NÂMIKÎ CÂMÎ (Kuddise Sirruh)

TÖVBE BİR HAZÎNEDİR

 

"Ahmed Nâmıkî Câmî" ümmiydi gerçi, fakat,

Kitap yazıp, herkese ederdi çok nasîhat.

 

Tövbe etmek hakkında, buyurdu: (Ey insanlar!

Büyük bir hazînedir günâhlara istiğfâr.

 

Hak teâlâ buyurdu: “Tövbe edin hepiniz.

Ancak tövbe etmekle kurtulabilirsiniz.”

 

“Benim, tövbe edecek bir hâlim yoktur” demek,

Müslümâna yakışan bir söz olmasa gerek.

 

Şöyle ki, rağbet etse bir insan bu "Dünyâ"ya,

O, her bir nefesinde, her an girer günâha.

 

Zîrâ Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Dünyâya düşkün olmak, günâhların başıdır.”

 

Bir saatte, "Bin" nefes, insan alıp veriyor.

Bu, yirmidört saatte, “Yirmidört bin” ediyor.

 

İşte bu nefesleri, kul alırsa gafletle,

Yâni sarılmış ise, dünyâya muhabbetle,

 

Ve bir günâh işleyip, üzülmüyorsa şâyet,

Onun her nefesine, yazılır bir ma'siyyet.

 

Bir günde, "Yirmidörtbin günâh" eder bu ise.

Demek ki tövbe etmek, ne kadar lâzım bize.

 

Eğer tövbe edersek şartlarına uyarak,

Günâhları, "sevâb"a çevirir cenâb-ı Hak.

 

İstiğfârın üç şartı vardır ki, onlar şudur:

Birincisi, günâha gönülden "pişmân" olur.

 

İkincisi, Allaha tövbe eder "dil"iyle.

Üçüncüsü, o işi terk eder "beden"iyle.

 

Kul, böyle hâlisâne tövbe ederse şâyet.

Hak teâlâ o kulu, eder af ve mağfiret.

 

Yerdeki hayvânâtla, göklerdeki melekler,

Onun iyiliğine, her an duâ ederler.

 

"Tövbe"yi, sırf günâhta lâzım bilme kendine.

İbâdet yapınca da, lâzımdır tövbe yine.

 

İbâdeti beğenmek, olur "Gurur" ve "Kibir".

Bu dahî günâh olup, tövbeyi gerektirir.

 

İslâma hizmetini, bilirse kendisinden,

Hemen tövbe istiğfâr lâzım olur peşinden.

 

Bir âlim, kendisini gayriden bilse iyi,

Bu da bir günâh olup, gerektirir "Tövbe"yi.

 

İnsan, her adımını atarken bile hattâ,

“Günâh işlerim” diye titremeli âdetâ.

 

Köle, efendisine hizmette etse kusur,

Ona, mükâfât değil, "bir cezâ" lâzım olur.

 

Kul da, Rabbine karşı bir kusur işlemekten,

Korkmalı, titremeli Cehenneme düşmekten.

 

Hâlis kul, bu korkuyla geçirir günlerini.

Îdâma mahkûm olmuş biri” görür kendini.

 

İşlediği günâhlar, hâtırından çıkmaz hiç.

Bunun ızdırâbıyla, bulamaz huzûr, sevinç.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan