|
34 - AHMED NÂMIKÎ CÂMÎ (Kuddise
Sirruh)
KABÂHAT
BENDE DEĞİL
Bir gün "Ahmed-i
Câmî", Herat’a gitmek için,
Yola çıktı,
kimseye bir haber vermeksizin.
Ve lâkin
Herat’lılar, bunu haber alarak,
Döküldüler
yollara, genç ihtiyâr, cümle halk.
İki saatlik
yoldan, onu karşıladılar.
Ve bir “Taht”a
oturtup, omuzda taşıdılar.
Bereketlenmek
için, bu hizmetle her biri,
Birkaç adım
taşıyan, çekiliyordu geri.
Bu şekilde,
Herat’a varınca en nihâyet,
Müftînin
konağında, eylediler ikâmet.
"Abdullah
Zâhid" diye, o yerde biri vardı.
Bayram
günleri hâriç, her gün oruç tutardı.
Yaptığı
içindir ki, böyle fazla ibâdet,
Herkes, onu
sever ve sayarlardı be gâyet.
"Ahmed-i
Nâmıkî"nin Herat’a teşrîfini,
İşitince, bir
merak sardı onun içini.
Hanımına dedi
ki: (Herat’a biri gelmiş.
Bir gidip de
göreyim, nasıl bir kimse imiş?)
O dedi: (Bu
niyetle gitmen doğru değildir.
Çünkü o, Hak
katında çok büyük bir velîdir.
İstifâde
etmeyi, kalbinden eyle niyet.
Ve her ne
emrederse, aynen eyle riâyet.)
Lâkin o, bu
sözlerden pek de hoşlanmıyarak,
Dedi: (Sen
anlamazsın, otur da işine bak.)
Giyinip çıktı
sonra, onu dinlemeksizin.
Geldi, "Ahmed
Câmî"yi imtihân etmek için.
Ve lâkin
girer girmez, Nâmıkî Câmî, ona,
Buyurdu: (Yapar
mısın, söylesem bir iş sana?)
Dedi:
(Doğru ve güzel bir işse dediğiniz,
Ne için
yapmıyayım, nedir o, söyleyiniz?)
Buyurdu ki: (Öyleyse,
geri dön şimdi derhal.
Şu karşıki
kasaptan, bir but kuzu eti al.
Oradan
bakkala git, biraz yağ, biraz pekmez,
Alıp, kendi
elinle evine götür bu kez.
Pişir kuzu
etini, tatlı yap pekmezi de.
Oturup,
hanımınla yiyin neş'e içinde.)
O, bunları
duyunca, düşündü: “Yemek nedir?
Ben, bir şey
yemiyorum gündüz otuz senedir.”
Buyurdu ki:
(Ey zâhid, yanlış bu düşündüğün.
Haydi git,
dediğimi icrâ eyle sen bugün.
Bizi vesîle
edip, duâ et bir de Hakk’a.
Murâdın her
ne ise, kavuşursun mutlaka.)
Adam “Peki”
diyerek, o şeyleri yaptı hep.
Sonra Hak
teâlâdan, şu şeyi etti talep:
Dedi ki:
(Yâ ilâhî, kalp gözümü aç benim.
Şehrin dört
tarafında, ne varsa hep göreyim.)
Duâsı kabûl
olup, açıldı kalp gözleri.
Gördü şehir
içinde olan cümle şeyleri.
|