|
31 - SEYYİD EMÎR KÜLÂL
(Rahmetullahi Aleyh)
EVLİYÂYI ÜZMEK
"Seyyid
Emîr Külâl"le bir gün talebeleri,
Ziyârete
giderken birlikte kabirleri,
Yolda, koca
bir "Arslan" çıktı karşılarına.
Talebeler
korkarak, çekildiler bir yana.
Ve lâkin
"Emîr Külâl" korkmadı zerre kadar.
Buyurdu ki: (Korkmayın,
o bize yapmaz zarar.)
Sonra ona
yaklaşıp, tutunca yelesini,
Başını yere
koyup, çıkarmadı sesini.
Hürmet
gösterir gibi hareketler yaparak,
Ayrılıp gitti
geri, sanki mahcûb olarak.
Talebeler, bu
hâle taaccüb ettiler hep.
Dediler ki:
(Efendim, bu nasıl iş ki acep?
Arslanın,
size karşı olan bu hareketi,
Çok hayret
verdi bize, nedir bunun hikmeti?
Arslan sizi
görünce, mahcûb oldu âdetâ.
Bir vahşî
hayvan iken, sizden korktu o hattâ.)
Buyurdu: (Kardeşlerim,
kim korkarsa Allahtan,
Onun
mahlûkları da, çekinir, korkar ondan.
Aksine bir
insan ki, Allahtan korkmaz ise,
Mahlûklara
karşı da, korkak olur o kimse.)
Bir gün,
talebesiyle câmiye giderlerken,
Bir çocukla
babası, geliyordu ilerden.
Çocuk, "Emîr
Külâl"i görünce sevdi onu.
Ve sordu
babasına, onun kim olduğunu.
O ise,
sevmiyordu "Seyyid Emîr Külâl"i.
Hattâ onun
hakkında, konuştu lâubâli.
Emîr Külâl
işitip, buyurdu ki adama:
(Bana değil,
kendine zarar verdin sen ama.
Bir Allah
adamına, kim ederse hakâret,
İflâh etmez o
artık, fecîdir sonu gâyet.)
Çok zaman
geçmedi ki, "Uyuz" oldu o kimse.
Bir çâre
bulamadı her kime gitti ise.
Nereden
geldiğini, anladı bu illetin.
Dedi:
(Emîr Külâl’e çabuk beni iletin.)
Götürüp arz
ettiler, bunu "Emîr Külâl"e.
Buyurdu ki:
(Mâlesef, o dönmez iyi hâle.
Hakkını, ona
helâl etse de Emîr Külâl,
Önceki
evliyâlar, kat'iyyen etmez helâl.
O, büyük
insanlardan ok’u yedi bir defâ.
Ona çâre
bulamaz, gitse de ne tarafa.)
Oradan
ayrılarak, gidiyorken evine,
Düşüp öldü,
bir çâre bulamadan derdine.
Buyurdu: (Ey
insanlar, sevmeyin bu "Dünyâ"yı.
Ve aslâ
unutmayın Allahü teâlâyı.
Bir günâh
karşısında, korkun ki O'ndan gâyet,
Bundan daha
kıymetli, yoktur başka ibâdet.
Kim Allahtan
korkarsa, siz dahî korkun ondan.
Ve lâkin hiç
korkmayın, Allahtan korkmıyandan.)
|