ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHÂRÂ EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

31 - SEYYİD EMÎR KÜLÂL (Rahmetullahi Aleyh)

DEVRİNİN BİR TEKİYDİ

 

Evliyânın büyüğü, eşi yoktu himmette.

Devrinin bir tekiydi, ilim ve mârifette.

 

Sâyesinde çok insan bulmuştu hidâyeti.

Daha doğmadan önce, görüldü kerâmeti.

 

Ziyâret maksadıyla bir gün "Emîr Külâl"i,

Medîneden bir gurup, ilim ehli ahâli,

 

Buhârâ'ya gelerek, sordular birisine:

(Nasıl gidebiliriz, Suhârî beldesine?)

 

Baktılar ki herbiri, ilim ehli insanlar.

Sordu ki: (Suhârî’de, sizin ne işiniz var?)

 

Dediler: (Emîr Külâl, oluyor üstâdımız.

Kendisini ziyâret etmektir maksadımız.)

 

O zât, "Emîr Külâl"in vefât eylediğini,

Söyleyince, bir keder kapladı her birini.

 

Dediler: (Üstâdımız, mâdem ki etmiş vefât,

Bâri oğullarıyla kuralım bir irtibât.)

 

Onlar ile görüşüp, çok sohbet eylediler.

Bir ara, oğulları şöyle suâl ettiler:

 

(Medîne beldesine hiç gitmedi babamız.

Peki, nasıl oluyor, o sizin üstâdınız?)

 

Dediler: (Emîr Külâl, o yerlerde meşhurdur.

Bizden başka, bir nice talebesi mevcuttur.

 

Hele hac mevsiminde, gelirdi o muhakkak.

Bu sene gelmeyince, hepimiz ettik merak.

 

Bizim diyârımızda, çok sevilir, tanınır.

Ona talebe olan, binlerce kimse vardır.)

 

Bir gün sohbet ederken, "Esseyyid Emîr Külâl",

Kapladı kendisini, mânevî tatlı bir hâl.

 

Hem de hac mevsimiydi, anlatıyordu haccı.

Buyurdu ki: (Şu anda görüyorum hüccâcı.)

 

Hak teâlâ perdeyi, kaldırdı gözlerinden,

Ve gördü "Beytullah"ı, oturduğu yerinden.

 

Hüccâc ne yapıyorsa Beytullahta o sıra,

Görerek, anlatmaya başladı insanlara.

 

Lâkin biri vardı ki, orada olanlardan,

Düşündü ki: "Hiç Kâbe, görülür mu buradan?"

 

Onun düşüncesini anladı "Emîr Külâl".

Lütfedip, huzûruna çağırdı onu derhal.

 

Buyurdu ki: (Ey kişi, biraz yum gözlerini.

Bak, sen de göreceksin benim gördüklerimi.)

 

O kişi, gözlerini kapayınca, ânında,

Buluverdi kendini, Beytullahın yanında.

 

Ve gördü ki, Kâbeyi tavâf eder hacılar.

Hattâ aralarında, "Emîr Külâl" dahî var.

 

Uzun müddet seyredip, açınca gözlerini,

Bildi Emîr Külâl’in büyük kerâmetini.

 

Ellerine kapanıp, af diledi kendinden.

İstifâde etmeye başladı sohbetinden.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan