|
27 - ALÎ RÂMÎTENÎ
(Kuddise Sirruh)
KEMÂLE GELMEK İÇİN
"Alî Râmîtenî"
ki, büyük bir evliyâdır.
Her bir nasîhatinde,
Rabbânî tesir vardır.
Buyurdu ki: (Bu yolda,
kemâle gelmek için,
Çok gayret göstermesi
lâzım gelir kişinin.
Yapsa da senelerce
mücâhede, riyâzet,
Yine de zor erişir
maksadına o gâyet.
Lâkin bir “Yol”
vardır ki, riyâzetten
ayrıca,
İnsanı, maksûduna
kavuşturur kolayca.
Bu da, "Bir evliyânın
kalbinde yer almak"tır.
Ve "Bir gönül ehlinin,
gönlünü kazanmak"tır.
Zîrâ cenâb-ı Allah, çok
sever bu kulları.
Onların hürmetine, açar
çok kapıları.
Kalpleri, “Nazargâh-ı
ilâhî”dir onların,
Mahrum kalmaz hiç biri,
o kalpte olanların.)
"Alî Râmîtenî"nin
sohbetine, her yandan,
İnsanlar, akın akın
gelirlerdi durmadan.
Dolup boşalıyordu, gece
gündüz hânesi.
Zîrâ onun sohbeti,
cezbederdi herkesi.
Bir “Hoca” var
idi ki o devirde çok
zengin,
Uğraşırdı, herkesi
kendine çekmek için.
Ziyâfetler verirdi,
şehrin ahâlisine.
Ki, herkes onu sevip,
gelsinler hânesine.
Lâkin gelen olmazdı yine
ona çok kişi,
O ise anlamayıp, merak
etti bu işi.
Ve bir mektup yazarak
Alî Râmîtenî’ye,
Dedi ki: (Herkes
size geliyor, acep niye?
Ben, yemekler yedirip,
yapsam da çok ihsânlar,
Yine bana değil de, size
gelir insanlar.)
Buyurdu ki: (Hikmeti
şöyledir ki bu işin,
Siz hizmet yaparsınız, “Halka
yaranmak” için.
Bizimse, yoktur aslâ
böyle bir düşüncemiz,
“Allahın rızâsı”dır
yegâne, tek gâyemiz.
Kim “Halkın rızâsı”nı
düşünürse, mâlesef,
İnsanların nezdinde,
bulamaz izzet, şeref.
Kim de, “Hak rızâsı”nı
düşünürse sırf eğer,
İnsanlar nezdinde de
kazanır kıymet, değer.)
Dediler ki: (Efendim,
duâ ediyoruz hep.
Lâkin kabûl olmuyor,
sebebi nedir acep?)
Buyurdu ki:
(Haramdan yer ise eğer
bir kul,
Hak teâlâ indinde, duâsı
olmaz kabûl.
Hiç günâh işlemiyen bir
ağız ile şâyet,
Her kim duâ ederse,
kabûl olur o elbet.)
Biri de, kendisinden
isteyince nasîhat,
Buyurdu ki: (Evlâdım,
nefsine verme fırsat.
Zîrâ nefs-i emmâren, “Kâfir”dir
senin şu an.
Ve “Allaha düşman”dır,
sen de ol ona düşman.
Onun hîlelerine aldanma
hiçbir işte.
Yoksa, çok pişmân olur
ve yanarsın ateşte.) |