ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHÂRÂ EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

13 - HAKÎM-İ TİRMİZÎ (Rahmetullahi Aleyh)

SÖZ DİNLEMEK

 

"Hakîm-i Tirmizî"nin, tasavvufla ilgili,

Bir "Kitâb”ı vardı ki, ilimle dolu idi.

 

Verip bu kitâbını talebeden birine,

Buyurdu ki: (Götür at, bunu Ceyhun nehrine.)

 

"Peki" deyip, kitâbı alıp çıktı oradan.

Lâkin onu atmaya kıyamadı o zaman.

 

Oradan, hocasının huzûrlarına geldi.

Kitâbı sorduğunda, (Attım efendim) dedi.

 

(Peki, ne gördün?) diye sorunca hoca ona,

Bir şey görmediğini arz etti hocasına.

 

Buyurdu ki: (O halde, sen onu atmamışsın.

Kıymetini düşünüp, ona kıyamamışsın.

 

Tekrar git, o kitâbı elin ile suya at.

"Peki" de ve söz dinle, nefsine verme fırsat.)

 

Ertesi gün, kitâbı attı Ceyhun nehrine.

Hocasının emrini getirmişti yerine.

 

Atar atmaz bir "Sandık" çıktı suyun içinden.

Kitap, sandık içine düşüverdi elinden.

 

Hemen sonra, sandığın kapandı kapakları.

Talebe, hayret ile gördü bu olanları.

 

Oradan döndüğünde hocasının yanına,

Gördüğü hâdiseyi, arz etti bir bir ona.

 

Dinleyince hocası bunları kendisinden,

Buyurdu: (Şimdi oldu, atmışsın hakîkaten.)

 

Talebesi dedi ki: (Evet, attım ise de,

Bu işin esrârını îzâh edin bize de.)

 

Buyurdu: (Tasavvuf’la ilgili bilgileri,

Toplayıp, bir risâle yazmıştım önceleri.

 

Ve lâkin öyle ince bilgilerdi ki onlar,

Anlamaktan âcizdi bu zamanki insanlar.

 

Hızır aleyhisselâm” istedi benden onu.

Onun için demiştim: "Götür, suya at bunu."

 

Emretti Hak teâlâ sudaki bir balığa.

Onu senden alarak, teslîm etti Hızır'a.)

 

Talebe anladı ki, gâye "Atmak" değilmiş.

 O kitâbı, Hazreti Hızır'a vermek imiş.

 

Bu zât, bir sohbetinde buyurdu ki: (Ey insan!

"Alçak gönüllü" ol ki, Rabbimiz etsin ihsân.

 

Zîrâ Allah, sevmiyor kibirli olanları.

Ve hattâ rahmetinden, uzak eder onları.

 

Bilhassa büyüklere lâzımdır saygı, edeb.

Zâten hâlis müslümân, mütevâzı olur hep.

 

"Edeb"in bir târifi, "Îtirâz etmemek”tir.

Büyüklerin emrine "Baş üstüne" demektir.

 

Bu nefsi, en ziyâde tahrîb eden de yine,

Hemen "Peki" demektir büyüklerin emrine.

 

Zîrâ bu azgın nefis, hep "Hayır" demek ister.

Mütevâzı olursa, "Peki" deyip söz dinler.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan