|
11 - ŞAKÎK-İ BELHÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
AZ KONUŞUN
Bir gün “Şakîk-i
Belhî” Mekke'ye
vardığında,
İnsanlar haber alıp,
toplandılar yanında.
Onlardan bir tânesi
yaklaşıp ona bizzât,
İstirhâm eyledi ki,
etsin biraz nasîhat.
Buyurdu ki:
(Geçimin nasıldır senin
şu an?
Bir şey bulamayınca, ne
yaparsın o zaman?)
Dedi: (Bir şey bulunca,
ona şükrediyorum.
Bulamayınca ise, durup
sabrediyorum.)
Ona, Şakîk-i Belhî
buyurdu ki cevâben:
(Belh'in
köpekleri de yaparlar
böyle aynen.
Yâni bir şey bulunca,
sevinip onu yerler.
Bulamayınca ise,
bekleyip sabrederler.)
O kimse, şaşkın halde
dedi ki: (Efendim siz,
Bu gibi durumlarda, peki
ne edersiniz?)
Buyurdu ki:
(Bir şeyler geçerse
elimize,
Veririz hemen onu, bir
din kardeşimize.
Bir şey geçmeyince de,
buna hiç üzülmeyiz.
O zaman Rabbimize,
hamd-ü senâ ederiz.)
Bu cevap, o kimsenin
gitti pek çok hoşuna.
Ve “Şakîk-i Belhî”nin
sarılarak boynuna,
Dedi ki: (Sen
vallahi, çok mübârek bir
zâtsın.
Hak teâlâ nûrunu ve
feyzini arttırsın.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Sızlanmayın belâya.
İsyânkâr olursunuz yoksa
Hak teâlâya.
Zîrâ geri çevrilmez,
sızlanmakla belâ, dert.
Sabır sevâbından da
mahrum olur böyle fert.
Belâya sabretmenin
mükâfâtını bilen,
Ondan halâs olmaya,
heves etmez kat'iyyen.
Allahü teâlâdan
korkmanın alâmeti,
Terk etmektir her türlü
günâh ve ma'siyyeti.
Rahmetinden ümitli
olmanın nişânı da,
Çok ibâdet etmektir,
fırsat varken şu anda.
"Hak teâlâ affeder"
diyerek, bir müslümân,
Çekinmeden, Rabbine
ederse günâh, isyân,
Veyâhut da "Sonradan
tövbe ederim" diye,
Kim ki tövbe etmeyi
atarsa ileriye,
Bu kimseler, büyük bir
gaflet içindedirler.
Zîrâ umûmiyetle “Ânî
gelir” eceller.
“Ölüm”e
hazırlıklı olmalı ki gün
gece,
Geri döndüremezsin, zîrâ
ölüm gelince.
Muhâfaza eyle ki, "Kötü
söz"den dilini,
Ki, mahcûb eylemesin,
mahşerde o dil seni.
Bir sözü söylemeden,
sonunu düşün önce.
Senden, onun hesâbı
sorulacak ölünce.
Verebilecek isen sorunca
cevâbını,
O zaman onu söyle, yoksa
kapat ağzını.
Hazret-i Ebû Bekir, “Taş”
koyardı ağzına.
Ki, kâdir olamasın
mâlâya’nî lâfzına.
Büyükler, çok düşünür ve
lâkin az söylerler.
Zîrâ "Susan kurtuldu"
buyurmuştur o Server.) |