|
11 - ŞAKÎK-İ BELHÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
EĞER MÜSLÜMANSANIZ...
Bir gün zengin bir adam,
“Şakîk hazretleri”ne,
Gelip, bir istirhâmda
bulundu kendisine.
Dedi ki:
(Ey efendim, ben zengin
bir kimseyim.
Her ihtiyâcınızı
karşılamak isterim.)
Onun bu teklîfine
karşılık, bu büyük zât,
Buyurdu: (Olabilir,
şartım var benim fakat.)
Zengin, hayret içinde
dedi ki:
(Ey efendim!
O şartınız nedir ki,
bunu çok merak ettim.)
Dedi: (Bana verince,
malın noksanlaşırsa,
Veyâ hırsız gelip de,
malların çalınırsa,
Yâhut da vazgeçersen
ilerde bu fikrinden,
Bir kusûrumu görüp,
dönersen niyetinden,
Ve yâhut da ölürsen bir
gün ânî olarak,
Nafakasız kalırsam, o
zaman ne olacak?
Bana, bu hususlarda
verirsen bir temînât,
Derhal kabûl ederim
teklîfini şu saat.)
Bunları, şaşkın halde
dinledi zengin adam.
Sonra, “hazreti Şakîk”
eyledi şöyle devam:
(Şu an benim rızkımı,
verir ki öyle bir zât,
Bütün bu hususlarda,
kefîldir bana bizzât.
Saçar ihsânlarını,
hepsine mahlûkâtın.
Yine de, hazînesi hep
doludur o zâtın.
Her canlının rızkını
verir de fazla fazla,
Yine hazînesinde, azalma
olmaz aslâ.
Hem o kadar çoktur ki
şefkat ve merhameti,
Kulları yapsalar da her
suç ve kabâhati,
Bakmayıp hiç onların
isyân etmelerine,
Kesmez rızıklarını,
devamlı verir yine.
Hem de O, ölümsüzdür, O
hep vardır, hiç ölmez.
Her ne olursa olsun,
va'dinden geri dönmez.
Böyle bir zât, rızk için
kefîlken şimdi bana,
Yakışır mı, bırakıp,
gideyim başkasına?
Böyle yapan kimseye, “Akıllı”
denilir mi?
Böyle yüce bir Sâhip,
bırakıp gidilir mi?)
Zengin Onu dinleyip,
dedi ki:
(Ey efendim!
Beni affediniz ki, büyük
hatâ eyledim.)
Bâzı âsî gençlere, bir
gün de bu büyük zât,
Biraz sert konuşarak,
şöyle etti nasîhat:
(Eğer “Çocuk” iseniz,
mektebe devam edin.
Eğer “Deli”
iseniz, tımarhâneye
gidin.
Şâyet “Hasta” iseniz,
görünün tabiplere.
Eğer “Ölü”
iseniz, gömülün
kabirlere.
Yok “Müslümân”
iseniz, o takdîrde
islâmın,
Şartları her ne ise, îfâ
edin bihakkın.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Etmeyin sakın gaflet.
Yoksa, pişmânlığınız
çetin olur begâyet.
Aklı olan, dünyâda henüz
ecel gelmeden,
“Ölüm” ve “Âhiret”e
hazırlanır evvelden.
Bilir ki dünyâ fânî,
ebedîdir âhiret.
Âhiret günü için,
gösterir sa'y-ü gayret.) |