|
11 - ŞAKÎK-İ BELHÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
NİÇİN TESİR ETMEDİ?
Tüccârlık yapıyordu
gençlik senelerinde.
Bir "kıtlık"
başgösterdi, bir ara
Belh şehrinde.
Bu yüzden, suratları
asık idi herkesin.
Açlıktan gülmüyordu
yüzleri hiç kimsenin.
Rastladı o sırada
neş'eli bir köleye.
Merak etti, "Bu, niçin
neş'eli böyle?" diye.
Sordu ki: (Bu kıtlıktan,
herkes üzüntülü hep.
Sen ise neş'elisin,
hikmeti nedir acep?)
O, cevâben dedi ki:
(Ne için üzüleyim?
Çok varlıklı ve zengin
bir efendim var benim.
Şefkatli, merhametli,
cömerttir hem de gâyet.
Ne için edineyim kıtlığı
kendime dert?)
O bunu işitince, dedi:
"Aman yâ Rabbî!
Duymadım ben ömrümde
güzel söz, bunun gibi.
O, bir "Kul"a
güvenip, oluyor da
bahtiyâr,
Benim, yok tevekkülüm "Rabbim"e
onun kadar.”
Gençlik senelerinde,
reîsiydi gençlerin.
Gitti tapınağına bir gün
mecûsîlerin.
Dedi ki:
(Arkadaşlar, girelim de
içeri,
Görelim şu ateşe tapan
mecûsîleri.)
Girince gördüler ki,
"Genç biri" oturuyor.
Önünde ateş yakmış, ona
secde yapıyor.
Dedi ki:
(Bu ateşe ibâdet etme
sakın.
Allah'a îmân et ki,
azaptan kurtulasın.)
O böyle dediyse de,
aldırmadı o fakat.
Ve hattâ sinirlenip,
gelip vurdu bir tokat.
Çok üzüldü o gencin
böyle davranışına.
Ve sonra çıktı hemen,
tapınağın dışına.
Dedi ki:
(Arkadaşlar, benim
kusurlarımdan,
O mecûsî genç kişi,
olamadı müslümân.
Benim bozukluğumdan,
etmedi sözüm tesir.)
Deyip, bu hâdiseye oldu
çok müteessir.
Tövbe istiğfâr edip,
ağladı için için.
Sel gibi gözyaşları
akıttı bunun için.
Başladı hemen sonra,
“İlim” tahsîl etmeye.
Büyük bir “Âlim”
olup, tekrardan geldi
Belh'e.
Fakat uzun seneler
geçmiş idi aradan.
Geldi o tapınağa,
talebeyle bir zaman.
Buyurdu ki: (Girelim,
gelin şu tapınağa.
Hallerini görüp de,
şükredelim Allah'a.)
Girip gördü içerde,
gâyet "Yaşlı" bir kişi.
Buyurdu:
(Müslümân ol, terk eyle
bu ateşi.)
İhtiyâr, "Peki"
dedi hiç îtirâz etmeden.
Bir şehâdet getirip,
îmâna geldi hemen.
Buyurdu: (Yıllar önce,
bir genç vardı burada.
O, şimdi nerededir,
yaşıyor mu dünyâda?)
(O genç, benim)
deyince, hayret edip
dedi ki:
(Îmâna gelmemiştin o
zaman, niye peki?)
Dedi:
(Tesir etmedi sözlerin
bana o gün.
Şimdi ise kalbime işledi
tek bir sözün.) |