|
07 - TİMUR HÂN
(Rahmetullahi Aleyh)
SÂLİH BİR MÜSLÜMÂNDI
"Timur Hân" ın
babası, “Emîr Toragay
Hâkân”,
Tertemiz, çok sâlih bir
müslümândı o zaman.
"Seyyid Emîr Külâl"in
talebesiydi hem de.
Ondan, çok istifâde
etmişti o devirde.
O da, oğlu “Timur”u,
çok iyi yetiştirdi.
“Şemseddîn-i Gilâl”i
hoca tâyin ettirdi.
O oldu babasından sonra
Belh'in emîri.
Çok sever ve sayardı,
âlim ve velîleri.
Bir gün arz eyliyerek,
“Şemseddîn-i Gilâl”e,
Ziyârete gittiler, “Seyyid
Emîr Külâl”e.
Yolda, koyun götüren
birine rastladılar.
Konuşup, onu dahî
yanlarına aldılar.
Meğer o kimse dahî, o
zâta gidiyormuş.
Ve hediye olarak, “Koyun”
götürüyormuş.
Köye geldiklerinde, o
velînin evini,
Sormak için, civârda,
görmediler birini.
Onlar araştırırken, o
ara yanlarına,
Bir zât gelip götürdü,
onları dergâhına.
“Seyyid Emîr Külâl”miş
meğer o mübârek zât.
Onları, hânesine
götürmüş kendi bizzât.
Onlar bunu bilince, çok
özür dilediler.
(Efendim affediniz,
tanımadık) dediler.
Buyurdu ki:
(Kimsesiz, garip Allah
dostuna,
Ziyârete çıkanlar,
kavuşur arzusuna.)
Hediye getirilen “Koyun”
ise, birazdan,
Kaçınca, tutmak için
koştu biri ardından.
Velâkin “Emîr Külâl”
buyurdu ki:
(Gitme dur!
Döner gelir o yine,
kendini yorma, otur.)
Sonra cemâat ile, kalkıp
namâz kıldılar.
Namâzdan sonra dahî,
sohbete koyuldular.
Onlar sohbet ederken, o
“Koyun”
hakîkaten,
Gelip, kapı önüne
yatıverdi âniden.
Hazreti Emîr Külâl
buyurdu: (Ey insanlar!
Hakk’a tâbi olana, tâbi
olur hayvanlar.
Eğer Hak teâlâ'ya
yönelirse bir kişi,
İşte böyle rast gidip,
kolay olur her işi.
"Timur Hân",
gâyet sâde, mütevâzı bir
halde,
Dervîşâne bir hayât
yaşardı fevkalâde.
Bir gün, adamlarıyla bir
yerde otururken,
Âlim ve velîlerin
hâlinden konuşurken,
Öteden bir "gurub" un
geçtiğini gördüler.
Ve “Bunlar kimdir?”
diye, hayli merak
ettiler.
Sonra öğrendiler ki, "Seyyid
Emîr Külâl”miş.
O gün, talebesiyle bir
sohbete gidermiş.
Öğrenince, “Timur Hân”
birden duygulanarak,
Koştu onlara doğru,
yerinden fırlıyarak.
Edeble yaklaşınca “Seyyid
Emîr Külâl”e,
Yanında talebesi, hayret
etti bu hâle.
Arz etti ki:
(Efendim, lutfedip biraz
durun.
Bizim yanımızda da,
biraz sohbet buyurun.) |