|
02 - MÛ'ÎNÜDDÎN-İ ÇEŞTÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
HAYDİ YAP NİYETİNİ
“Mu'înüddîn-i Çeştî”,
bir gün bir kimse ile,
Giderken, biri geldi
karşıdan hiddet ile.
Yanındaki kişinin,
yakasından tutarak,
Dedi:
(Öde borcunu, hemen âcil
olarak!)
Ödiyecek parası, yoktu o
adamın da.
Bu yüzden mahcûb oldu,
bu “Velî”nin
yanında.
Mu'înüddîn-i Çeştî,
yaklaşıp o kişiye,
Kibârca ricâ etti: (Biraz
mühlet ver) diye.
Lâkin inâtçı adam,
(Olmaz) dedi cevâben.
(Onun bana borcu var,
ödesin şimdi hemen!)
Mübârek, cübbesini
çıkarıp serdi yere.
Bir anda doldu içi, “Altın”
ve “Gümüşler”le.
Buyurdu:
(Alacağın ne ise, al
buradan.
Ve lâkin fazla alma
hakkın olan paradan.)
Fakat o, altınları
görünce yığın ile,
Alacağından fazla para
aldı hırs ile.
Lâkin eli kuruyup,
tutmaz oldu bir anda.
Bu uygunsuz işine,
pişmân oldu sonra da.
Feryâd edip dedi ki:
(Tövbe ettim efendim.
Bir duâ buyurun da,
iyileşsin bu elim.)
Mu'înüddîn-i Çeştî,
merhamet etti yine.
Şifâ vermesi için, duâ
etti Rabbine.
Bir anda iyileşti,
adamın hasta eli.
Ve hattâ eskisinden,
oldu daha kuvvetli.
Eğilip, hürmet ile
öperek ellerinden,
Talebe oldu ona, o
günden îtibâren.
Yine “Mu'înüddîn-i
Çeştî” hazretlerine,
Biri gelip, edeble
oturdu önlerine.
Dedi ki:
(Çoktan beri, zâtınızı,
bendeniz,
Görmeği, ne kadar çok
istiyordum bilseniz.
Bu, nedense müyesser
olmadı uzun müddet.
Hamdolsun ki şu anda,
nasîb oldu bu devlet.)
“Mu'înüddîn-i Çeştî”,
dinledi onu, fakat,
Onun bu sözlerine, hiç
etmedi iltifât.
Sonra da buyurdu ki:
(Haydi gel, durmasana.
Ne için geldin ise, bana
onu yapsana.)
Adam bunu duyunca,
hayret etti bir hayli.
Değişti beti benzi, çok
mahcûb oldu hâli.
Titredi âzâları sonra
baştan ayağa.
Yüzünü yere koyup,
başladı ağlamağa.
Dedi ki:
(Ey efendim, biri, beni
gizliden,
Buraya gönderdi ki,
öldüreyim sizi ben.)
Daha sonra elini,
sokarak iç cebine,
Bir “Bıçağı”
çıkarıp, koyuverdi
önüne.
Dedi ki: (Ey efendim,
kabûl ettim hatâmı.
Siz nasıl dilerseniz,
öyle verin cezâmı.)
Buyurdu ki:
(Bu yolda, kötülük edene
de,
İyilik, ihsân yapmak
lâzım gelir yine de.)
Sonra duâ eyleyip, dedi
ki:
(Yâ ilâhî!
Sevdiğin kullarına dâhil
et bunu dahî.) |