ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - AHMET MEKKÎ EFENDİ (Rahmetullahi Aleyh)

ŞEHÎD OLMUŞTU

 

"Ahmet Mekkî Efendi", âlim ve evliyâdan.

Dîn-i islâm uğrunda çalıştı hiç durmadan.

 

Bıkmadan ders okuttu, verdi vâ'z-ü nasîhat.

Hep bu yolda çalışıp, "şehîden" etti vefât.

 

Şehîd oldu, çünkü hiç durmadı, dinlenmedi.

İnsan yetiştirerek, dîne hizmet eyledi.

 

Yoktu bir düşüncesi, "Dîne hizmet"ten başka.

Şehîd olmasının da, sebebi buydu başta.

 

Dünyâlık hiçbir şeyi, etmedi aslâ talep.

"Âhiret"e dönüktü, kalbi ve rûhuyla hep.

 

Vefâtına bir hafta kalmıştı ki, o yine,

Bildirdi bu husûsu çok sevdiği birine.

 

Daha da yaklaşınca vefâtı Mübâreğin,

Dedi: (Hasta olursam, hiç doktor getirmeyin.)

 

Ve bir gün yapıyorken sabah kahvaltısını,

Birden bire elinden düşürdü bardağını.

 

Kalkıp, elbisesini giymek istedi, fakat,

İki üç saat sonra, eyledi Hakk’a vuslat.

 

Kan sızdı uzun müddet, ağzından dışarıya.

Bu, “Şehîd olduğu”nun işâretiydi zîrâ.

 

O vefât ettiğinde, bâzı büyük âlimler,

(Bu gün, dînin direği yıkılmıştır) dediler.

 

Vefâtı, öyle tesir etti ki bu fakîre,

Sanki yetîm kalmıştım o anda birden bire.

 

Ömrümde böyle acı, önce hiç görmemiştim.

İstanbul başımıza yıkıldı” zannetmiştim

 

Bir âlimin ölümü, ölümüdür âlemin.

Yüceltsin makâmını onun Rabbil âlemîn.

 

Rüyâmda, gidiyordu gâyet nûrlu olarak.

Ben, peşinden giderdim, yerde yuvarlanarak.

 

Geri dönüp, eliyle, tuttu benim elimden.

Ayağa kaldırarak, kurtardı o hâlimden.

 

Uyanıp, tâbirini şöyle yaptım rüyânın:

"Şefâat edecektir inşallah bana yârın."

 

Binlerce kişi geldi duyar duymaz vefâtı.

İstanbul az görmüştür, böyle çok cemâatı.

 

Edirnekapı’daydı kabir yeri o zaman.

Ankara’da, “Bağlum”a nakledildi sonradan.

 

Kabri açıldığında, bu nakil sebebiyle,

"Çürümemiş" olduğu görüldü hayret ile.

 

Aradan “dört yıl” gibi uzun zaman geçmişti.

Buna rağmen cesedi, aslâ çürümemişti.

 

Zîrâ vefât etmişti, o bir “Şehîd” olarak.

Şehîdin bedenini, çürütmez çünkü toprak.

 

Yâ Rabbî, bu âlim ve velî zât hürmetine,

Kavuştur cümlemizi onun şefâatine.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan