ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - AHMET MEKKÎ EFENDİ (Rahmetullahi Aleyh)

KALP GÖZÜ AÇIKTI

 

"Ahmet Mekkî Efendi", evliyâdan bir kişi.

Talebe okutmaktı en sevdiği tek işi,

 

Kerâmetler sâhibi bir zât idi o, ama,

Kendisini, herkesten gizliyordu dâimâ.

 

Ne kadar setr etse de, kendini o büyük zât,

Bir çok kerâmetini görüyordum ben bizzât.

 

Zîrâ biz gündüzleri, berâberdik hep işte.

Hem birlikte olurduk, işe geliş gidişte.

 

Yine bir gün, otobüs bekliyorken, bir ara,

Baktım ki, üzerime almamışım hiç para.

 

Ben buna üzülürken, geldi otobüsümüz.

Arkadaki kapıdan biniverdik ikimiz.

 

Düşündüm ki: “Üstümde para yok bugün mâdem,

Efendi'den isterim, çünkü yok başka çârem.” 

 

Sâdece düşünmüştüm, söylememiştim fakat.

O anki düşüncemi, anladı mübârek zât.

 

Bir "yirmibeş kuruş"u, uzatıp biletçiye,

Dedi ki: (Bir talebe bileti ver bu beye.)

 

O an çok duygulandım, dedim: "Bu, bir kerâmet.

Çünki o, ilk olarak alıyor bana bilet."

 

Bir gün, "Yüksel Ekinci" adında biri, yine,

Çağırdı ikimizi yemek için evine.

 

Derhâl kabûl eyledi onun bu dâvetini.

O gün de gördüm yine, başka kerâmetini.

 

Yemeğimizi yiyip, dönerken kendisiyle,

Buyurdu: (Abdüllatîf, sen şimdi beni dinle.

 

Sâliha bir bacısı var ki bu Yüksel Bey'in,

Onu, sana alalım diyorum, sen ne dersin?)

 

Ben, mahcûb vaziyette dedim: (Olur efendim!)

Ve lâkin evlenmeye yok idi hiç niyetim.

 

Ama biliyordum ki, boş konuşmaz büyükler.

Onların her sözünde, vardır nice hikmetler.

 

Hak indinde öyle çok vardır ki kıymetleri,

Bildirir Hak teâlâ onlara çok şeyleri.

 

Onlar, "halk" arasında, bulunurlar "Hak" ile.

Olmaz ayrılıkları, Rablerinden az bile.

 

Mâlumdur o zâtlara, bize meçhul olanlar.

Çünkü Hak teâlânın sevdiği kuldur onlar.

 

Bu hâdiseden sonra, üç yıl geçti aradan.

Hattâ "Mekkî Efendi", göç etti bu dünyâdan.

 

O günkü sözlerini, ben unutup gitmiştim.

Hattâ şaka olarak söyledi zannetmiştim.

 

Meğer ciddî söylemiş onu o mübârek zât.

Nitekim üç yıl sonra, bu işi oldu hakîkat.

 

Onun kız kardeşiyle evlendim ben nihâyet.

Onun bereketiyle mutluyuz hem de gâyet.

 

Şimdi ben, bir “Fâtiha” okusam her ne zaman,

Gönderirim onun da rûhuna muntazaman.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan