ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

34 - TÂHÂ'YI HAKKÂRÎ (Kuddise Sirruh)

DERVİŞ BEY’İN KURTULUŞU

 

Sultân Abdülmecîd Hân devri saltanatıydı.

"Dervîş Bey" diye bir zât, Müküs kaymakamıydı.

 

Bu kişi, her nasılsa bir suç işlediğinden,

Erzincan müşîrince, alındı vazîfeden.

 

Hattâ yakalanarak, hapsedilmesi için,

Emir çıkarılmıştı hakkında bu kişinin.

 

Bu zâtın hâtırına geldi ki bu esnâda:

"Seyyid Fehîm" nâmında bir velî var Arvas’ta.

 

Gidip arzeyledi ki: (Böyle böyle durumum.

Alındım vazîfeden, evet, vardı kusûrum.

 

Ve lâkin pişmân olup, tövbe ettim hâlisen.

Dileğim, af olunup kurtulmaktır hapisten.

 

Bir mektup yazsanız da Erzincan müşîrine,

Af edip, vazîfeme gönderse beni yine.)

 

Seyyid Fehîm, Derviş’i dinleyip biraz daha,

Buyurdu: (Hayattadır pîrimiz "Seyyid Tâhâ".

 

Bizim böyle işlere girmemiz uygun olmaz.

Sen gidip bu derdini, o büyüğe eyle arz.)

 

Derviş Bey (Peki!) deyip, geldi hemen Nehri'ye.

Arz etti vaziyeti "Tâhâ-yı Hakkârî"ye.

 

Seyyid Tâhâ, evvelâ dinledi bu kişiyi.

Buyurdu ki: (Üzülme, hallederiz bu işi.)

 

Ve bir mektup yazarak Erzincan müşîrine,

Buyurdu: (Yardımcı ol Derviş Bey’in işine.)

 

Derviş Bey, o mektûbu alıp soktu koynuna,

Ve hemen revân oldu Erzincan’ın yoluna.

 

Ulaştı gece vakti, Erzincan’a nihâyet.

Gördü ki, karanlığa tam gömülmüş vilâyet.

 

Düşündü: “Bu gecelik, bir otele ineyim.

Yârın sabah erkenden, Müşîr’le görüşeyim.

 

Ve hemen bir otele doğru yürüdüğünde,

Gördü ki, "iki memur" bekler kapı önünde.

 

Meğer her bir otelde, ikişer memur varmış.

Müşîr’in emri ile, onu bekliyorlarmış.

 

Ve ona sordular ki: (Derviş Bey siz misiniz?)

(Evet, benim) deyince, dediler: (Hoş geldiniz.)

 

Çok hürmet göstererek dediler ki: (Efendim!

Buyurunuz, biz sizi Müşîr’e götürelim.)

 

(Peki!) deyip, vardılar Müşîrin konağına.

Müşîr gelip sarıldı, Derviş Bey'in boynuna.

 

Dedi ki: (Seyyid Tâhâ, bu gün sekiz gecedir,

Rüyâda, bu fakîre verir ki şöyle emir:

 

“Sana gönderiyorum çok evdiğim bir kişi.

Acele hallediver ne ise müşkil işi.”)

 

Derviş Bey, mektûbu da arz etti kendisine,

Okuyup, bir telgraf çekti ilgilisine.

 

Böylelikle ânında suçu bağışlanarak,

Eski vazîfesine döndü serbest olarak.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan