ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

34 - TÂHÂ'YI HAKKÂRÎ (Kuddise Sirruh)

SEYYİDLERİ ÜZMEK

 

Bir zamanlar Irak’ta, "Berzencî" ve "Hayderî",

Nâmında iki büyük kabîle var idi ki,

 

Bunların arasına, girerek bir husûmet,

İlerleyip, "savaş"a döndü bu en nihâyet.

 

Ne kadar sözü geçen îtibârlı adamlar,

Araya girdiyse de, mâni olamadılar.

 

Çâresizlik içinde, dedi ki bir çokları:

(Nehri’de Seyyid Tâhâ barıştırır bunları.)

 

Bir heyet tertîb edip, yollandılar Nehri'ye.

Ve bunu arz ettiler, "Tâhâ-i Hakkârî"ye.

 

Dediler: (İşte böyle, çok müşkildir vaziyet.

Bunu hâlletmek için, buyursanız bir himmet.

 

Şu an iki kabîle savaşmak üzeredir.

Kalmadı başka çâre, bütün ümîd sizdedir.)

 

Hem dînî, hem insânî vazîfe olduğundan,

Kabûl edip, onlarla Irak’a oldu revân.

 

Hâdise mahalline gelirken yavaş yavaş,

Başlamak üzereydi neredeyse bir savaş.

 

Lâkin teşrîf edince oraya bu "Velî" zât,

Ânında sona erdi, bu büyük fitne, fesât.

 

Zîrâ iki taraf da, görüp "Seyyid Tâhâ"yı,

Ânında bıraktılar bu dövüş ve kavgayı.

 

Ve çok büyük hürmetle, onu karşıladılar.

Sonra, birbirleriyle barışıp anlaştılar.

 

Bir gün de, seyyidlerden iki kişi, bir ara,

Bir hayli hediyeler yükleyip katırlara,

 

Hediye etmek için "Tâhâ-yı Hakkârî"ye,

Iraktan yola çıkıp, gelirlerdi Nehri'ye.

 

Lâkin “Mûsâ Bey” diye bir münâfık, onları,

Durdurup, yükleriyle gasbetti katırları.

 

O iki seyyid ise, üzülüp bu vak’aya,

Gelip haber verdiler, bunu "Seyyid Tâhâ"ya.

 

O da, bu münâfığa gönderdi ki bir haber:

(Peygamber evlâdıdır üzdüğün bu kimseler.

 

Bunun için, onlara gösterip saygı, hürmet,

Derhâl katırlarını onlara iâde et.

 

Yükler bana âitti, olsunlar onlar senin.

Ve lâkin kalplerini kırma bu seyyidlerin.)

 

Mûsâ Bey, bu haberi aldı ise de, fakat,

Onun bu ricâsına hiç etmedi iltifat.

 

Onun bu tutumunu öğrenip "Seyyid Tâhâ",

Ona, başka biriyle saldı bir haber daha.

 

Yine dinlemeyince, çok üzüldü bu hâle.

Artık Hak teâlâya etti onu havâle.

 

Günlerden Cumâ idi, evinde o münâfık,

Gece, yatmak üzere yapıyorken hazırlık,

 

Midesine şiddetli "bir ağrı" saplanarak,

Ölüp gitti o gece, durmadan bağırarak.

 

Kapkara, kömür gibi olmuştu cenâzesi.

Seyyidleri üzmenin, bu oldu netîcesi.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan