ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

34 - TÂHÂ'YI HAKKÂRÎ (Kuddise Sirruh)

HEYBETLİ İDİ

 

Sülâle-i Resûlden, devrinin bir tekiydi.

"Hâlid-i Bağdâdî"den feyz alan bir velîydi.

 

Çocukken onu gören, derdi ki: (Bu, ilerde,

Belli ki, çok büyük bir zât olacak bu yerde.)

 

Ezberledi küçükken ilk Kur’ânı kerîmi.

Öğrendi daha sonra, ince ince her ilmi.

 

Bir amcası vardı ki, “Seyyid Abdullah” diye,

Giderdi feyz almaya, "Hâlid-i Bağdâdî"ye.

 

Onun himmeti ile, kemâle gelen bu zât,

En üstün talebesi olmuştu onun bizzât.

 

Bir gün "Seyyid Tâhâ"dan bahsedip üstâdına,

Yüksek istîdâdını, arz etti bir bir ona.

 

O dahî buyurdu ki: (Bir daha geldiğinde,

Onu da yanımıza getir berâberinde.)

 

(Peki!) deyip, Bağdat’a getirdi bir gün onu.

Görür görmez anladı bir “Cevher” olduğunu.

 

Ve hemen istihâre etmesi için, yine,

Gönderdi "Abdülkâdir Geylânî"nin kabrine.

 

"Seyyid Tâhâ", içeri girer girmez türbeden,

"Abdülkâdir Geylânî" kabrinden çıktı hemen.

 

Çok iyi karşılayıp, buyurdu ki: (Ey oğlum!

Gerçi büyük ise de esâsen benim yolum,

 

Lâkin şimdi kalmadı dünyâda bunun ehli.

Sen, "Mevlânâ Hâlid"e git ki o, büyük velî.

 

Bu zamânın en büyük âlimi o kimsedir.

Hemen gidip, o zâtın hizmetine sen de gir.)

 

Alınca "Seyyid Tâhâ" dedesinden bu emri,

Sür'atle "Mevlânâ"nın yanına döndü geri.

 

Bu, öyle gelişti ki, çok iyi geldi sonu.

Zîrâ "Mevlânâ Hâlid" terbiye etti onu.

 

İyi yetişmesine gösterdi çok ihtimâm.

Ne îcâb ediyorsa, yerine getirdi tam.

 

Seyyid Tâhâ, “Seksen gün” kalıp onun yanında,

Yükseldi derecesi, evliyâlık yolunda.

 

Üç ay”dan daha kısa bir zamanda nihâyet,

Üstâdı, kendisine verdi mutlak icâzet.

 

Halkı irşâd etmesi için de, onu sonra,

Büyük bir merâsimle, gönderdi "Berdesur"a.

 

Ve hattâ uğurlarken oraya kendisini,

Tam atına binerken, tuttu üzengisini.

 

Lâkin “Estağfirullah” diyerek "Seyyid Tâhâ",

Geriye çekildi ve binmedi hemen ata.

 

Mevlânâ Hâlid ise, buyurdu ki: (Bir zaman,

Taş toplatıp dergâha taşıttım size dağdan.

 

Bu gibi zor işlerle yormuştum önce sizi.

Şimdiyse tutuyorum, sizin üzenginizi.)

 

“El emr-ü fevkal edeb” mûcibi Seyyid Tâhâ,

(Peki efendim!) deyip, bastı ve bindi ata.

 

Sonra tuttu üstâdı, atının dizginini.

Yürüyüp teşyî etti, bir müddet kendisini.

 

Sonra da dizginleri vererek ona yine,

Buyurdu: (Dizginlerin artık senin elinde.

 

Allah yardımcın olsun, Ona güven ve sığın.

Büyüklerin ruhları, olsunlar sığınağın.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan