ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

33 - SEYYİD FEHÎM EFENDİ (Kuddise Sirruh)

ÖMÜRLERİMİZ KISADIR

 

“Hacı Muhammed Ağa” vardı ki o devirde,

Büyük bir aşîretin reîsi idi hem de.

 

Bir gün "Seyyid Fehîm"i ziyâret için bu zât,

Büyük bir iştiyâkla "Arvas"a geldi bizzât.

 

Lâkin yolda gelirken, dinlenmek gâyesiyle,

Uğradı Müks emîri “Şeyhî Bey” nâm kimseye.

 

Dedi: (Seyyid Fehîm’i görmeye gidiyorum.

Sohbetinden, gönlüme nûr dolsun istiyorum.)

 

Şeyhî Bey, cevâbında dedi: (Ben, geçen hafta,

Huzûrlarında idim, bir gün de kaldım hattâ.

 

Öyle feyizliydi ki huzûru o büyüğün,

Hâlâ tesirindeyim o günkü teveccühün.)

 

O gece "Şeyhî Bey"de kalarak "Hacı ağa",

Arvas’a müteveccih, çıktı bir yolculuğa.

 

Ve nihâyet Arvas’a varır varmaz o ilkin,

Mübârek huzûruna vardı "Seyyid Fehîm"in.

 

Girince, o büyük zât sordu ona şu şeyi:

(Acep kimin evinde geçirdiniz geceyi?)

 

Dedi: (Müks’e uğradım yol üstünde ilk önce.

Şeyhî Bey’in evinde sabahladım bu gece.)

 

Buyurdu ki: (Şeyhî Bey bahsetti mi hiç bizden?)

Dedi: (Çok istifâde etmiş sohbetinizden.

 

Sizin huzûrunuzda geçirmiş ki o bir gün,

Hâlâ tesirindeymiş o günkü teveccühün.)

 

O zaman buyurdu ki: (Böyle dersiniz, fakat,

İkinizin sözü de, değildir hiç hakîkat.

 

Eğer sözlerinizde samîmî olsaydınız,

Ağalık ve Beyliği hemen bırakırdınız.

 

Çünkü bizim yolumuz, yürür hep dervîşlikle.

Ve aslâ bağdaşamaz ağalık ve beylikle.)

 

Bu söz, ona öyle çok tesir etti ki artık,

Değersiz bir şey oldu, ona göre "Ağalık".

 

Ve hattâ bütün dünyâ, bir “Hiç” oldu gönlünde.

“Rabbânî tesir” vardır zîrâ velî sözünde.

 

Ve hemen terk eyledi, ağalığı o günden.

Zîrâ "Dünyâ sevgisi" silinmişti gönlünden.

 

Dönüp, Müks’e uğradı ve gördü "Şeyhî Bey"i.

Nakletti ona dahî işittiği bu şeyi.

 

"Şeyhî bey" de duyunca, sözünü o büyüğün,

Dünyâ muhabbetinden tam kesildi aynı gün.

 

Birisi ağalığı, öbürü de Beyliği,

Bırakıp, ihlâs ile seçtiler dervîşliği.

 

Terk ettiler ise de dünyâyı o kimseler,

Evliyâlık yolunda, çalışıp yükseldiler.

 

"Şeyhî Bey"in gözünde, “Hiç”ti artık bu dünyâ.

O günlerde bir gece, gördü hem de bir rüyâ.

 

Onu, "Seyyid Fehîm"e anlatmak için hemen,

Düştü Arvas yoluna, ayrılarak Müks’ten.

 

Çok sevinçli olarak vardı huzûrlarına.

Ellerini öperek, arz etti bunu ona:

 

(Efendim, sizi gördüm rüyâda bizâtihî.

Var idi yanımızda mübârek biri dahî.

 

O kişi, şöyle dedi bana doğru bakarak,

“Sen çok yaşıyacaksın, ömrün uzun olacak.”)

 

Cevâben buyurdu ki Şeyhî’ye Seyyid Fehîm:

(Ömrümüz pek kısadır, hem senin, hem de benim.)

 

Hakîkaten o sene, "Şeyhî Bey" etti vefât.

Peşinden "Seyyid Fehîm" eyledi Hakka vuslat.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan