ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

33 - SEYYİD FEHÎM EFENDİ (Kuddise Sirruh)

ÇOK ŞEREFLİ İDİ

 

Hazreti "Seyyid Fehîm", Hakkın bir evliyâsı.

Hemen kabûl olurdu indallah her duâsı.

 

Vefâtından sonra da, kim onun hâtırına,

Allaha duâ etse, eriyor murâdına.

 

Çünkü Allah indinde, çok kıymetli ve azîz,

Olduğundan, onu hiç mahcûb etmez Rabbimiz.

 

Hizân”da, bir kimsenin, olmazdı hiç evlâdı.

Çok uğraştı ise de, olmadı bu murâdı.

 

Dediler: (Bir velînin kabri var ki Arvas’ta,

Şifâya kavuşuyor hürmetine çok hasta.

 

Her kim ziyâret etse ihlâsla bu "Velî"yi,

Muhakkak hâsıl olur her ne ise dileği.

 

O, "Seyyid Fehîm"dir ki, sen de eyle ziyâret.

Onu vesîle edip, mezârında duâ et.

 

O zâtın hürmetine, kabûl olur bu duân.

Hattâ niyâz eyle ki, çocuğun olsun "oğlan".)

 

O dahî geldi hemen kabrine bu büyüğün.

İhlâsla duâ edip, köye döndü aynı gün.

 

Üç yıl sonra bu adam, Arvas’a geldi yine.

Gitti "Seyyid Fehîm"in o mübârek kabrine.

 

Uzunca duâ edip, dönüyordu ki, fakat,

Tanıdı o kimseyi o havâliden bir zât.

 

Dedi: (Üç sene önce, siz yine gelmiştiniz.

Acabâ ne maksatla şimdi yine geldiniz?)

 

Dedi ki: (Çocuğumuz olmazdı daha önce.

Buna duâ etmiştim, buraya ilk gelince.

 

Ondan sonra her sene, oldu ikiz oğlumuz.

Şu anda “Altı” oldu, artık istemiyoruz.

 

Ve şimdi bu gelişte ettim ki şöyle duâ,

Olmasın çocuğumuz bunlardan başka daha.)

 

Onun duâ ettiği o günden îtibâren,

Daha başka çocuğu olmadı hakîkaten.

 

Bir gün de, “Çatbayır”dan bir kişi, bir mahalde,

Bir trafik kazâsı geçirdi fecî hâlde.

 

Gerçi ölmediyse de, hasta oldu bir hayli.

Ayrıca, korkusundan tutuldu nutku, dili.

 

Önceden bülbül gibi konuşurken o adam,

Hiç konuşamıyordu, kapandı lisânı tam,

 

Dediler ki: (Arvas’ta, vardır ki "Seyyid Fehîm",

Seni, o büyük zâtın kabrine götürelim.

 

Onu vesîle edip, duâ etse her kişi,

Kavuşur murâdına, hâllolur her bir işi.

 

Sen dahî, o kabirde duâ  etsen bir defâ,

Hak teâlâ yaratır bu derdine bir devâ.)

 

O kişi hazırlanıp, yola çıktı nihâyet.

Gelip "Seyyid Fehîm"i eyliyerek ziyâret,

 

Onu vesîle edip, duâ etti bir kere.

Hemen tutuk lisânı, açıldı birden bire.

 

Ve hattâ konuşarak, câmiye gitti o zât.

Konuştuğunu görüp, hayret etti cemâat.

 

Beş dakîka içinde açılmıştı lisânı.

Bu kerâmet, hayrete düşürdü çok insanı.

 

İmâm dahî öyle çok düşmüştü ki hayrete,

O gün yanlış kıldırdı, namâzı cemâate.

 

Bunu sorduklarında cemâat o imâma,

Dedi: (Zihnim takıldı, bu ne sır, ne muammâ?

 

Hazreti Seyyid Fehîm, ne şerefli bir insan.

Açıldı hürmetine, tutuk olan bir lisân.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan