|
33
- SEYYİD FEHÎM EFENDİ
(Kuddise Sirruh)
ÇOK ŞEREFLİ İDİ
Hazreti "Seyyid
Fehîm", Hakkın bir evliyâsı.
Hemen kabûl
olurdu indallah her duâsı.
Vefâtından
sonra da, kim onun hâtırına,
Allaha duâ
etse, eriyor murâdına.
Çünkü Allah
indinde, çok kıymetli ve azîz,
Olduğundan,
onu hiç mahcûb etmez Rabbimiz.
“Hizân”da,
bir kimsenin, olmazdı hiç evlâdı.
Çok uğraştı
ise de, olmadı bu murâdı.
Dediler:
(Bir velînin kabri var ki Arvas’ta,
Şifâya
kavuşuyor hürmetine çok hasta.
Her kim
ziyâret etse ihlâsla bu "Velî"yi,
Muhakkak
hâsıl olur her ne ise dileği.
O, "Seyyid
Fehîm"dir ki, sen de eyle ziyâret.
Onu vesîle
edip, mezârında duâ et.
O zâtın
hürmetine, kabûl olur bu duân.
Hattâ niyâz
eyle ki, çocuğun olsun "oğlan".)
O dahî
geldi hemen kabrine bu büyüğün.
İhlâsla duâ
edip, köye döndü aynı gün.
Üç yıl
sonra bu adam, Arvas’a geldi yine.
Gitti "Seyyid
Fehîm"in o mübârek kabrine.
Uzunca duâ
edip, dönüyordu ki, fakat,
Tanıdı o
kimseyi o havâliden bir zât.
Dedi:
(Üç sene önce, siz yine gelmiştiniz.
Acabâ ne
maksatla şimdi yine geldiniz?)
Dedi ki:
(Çocuğumuz olmazdı daha önce.
Buna duâ
etmiştim, buraya ilk gelince.
Ondan sonra
her sene, oldu ikiz oğlumuz.
Şu anda “Altı”
oldu, artık istemiyoruz.
Ve şimdi bu
gelişte ettim ki şöyle duâ,
Olmasın
çocuğumuz bunlardan başka daha.)
Onun duâ
ettiği o günden îtibâren,
Daha başka
çocuğu olmadı hakîkaten.
Bir gün de,
“Çatbayır”dan bir kişi, bir mahalde,
Bir trafik
kazâsı geçirdi fecî hâlde.
Gerçi
ölmediyse de, hasta oldu bir hayli.
Ayrıca,
korkusundan tutuldu nutku, dili.
Önceden
bülbül gibi konuşurken o adam,
Hiç
konuşamıyordu, kapandı lisânı tam,
Dediler ki:
(Arvas’ta, vardır ki "Seyyid Fehîm",
Seni, o
büyük zâtın kabrine götürelim.
Onu vesîle
edip, duâ etse her kişi,
Kavuşur
murâdına, hâllolur her bir işi.
Sen dahî, o
kabirde duâ etsen bir defâ,
Hak teâlâ
yaratır bu derdine bir devâ.)
O kişi
hazırlanıp, yola çıktı nihâyet.
Gelip "Seyyid
Fehîm"i eyliyerek ziyâret,
Onu vesîle
edip, duâ etti bir kere.
Hemen tutuk
lisânı, açıldı birden bire.
Ve hattâ
konuşarak, câmiye gitti o zât.
Konuştuğunu
görüp, hayret etti cemâat.
Beş dakîka
içinde açılmıştı lisânı.
Bu kerâmet,
hayrete düşürdü çok insanı.
İmâm dahî
öyle çok düşmüştü ki hayrete,
O gün
yanlış kıldırdı, namâzı cemâate.
Bunu
sorduklarında cemâat o imâma,
Dedi:
(Zihnim takıldı, bu ne sır, ne muammâ?
Hazreti
Seyyid Fehîm, ne şerefli bir insan.
Açıldı
hürmetine, tutuk olan bir lisân.)
|