ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

33 - SEYYİD FEHÎM EFENDİ (Kuddise Sirruh)

ÇOCUKKEN HÂL EHLİYDİ

 

"Seyyid Fehîm Efendi", henüz çocuk hâlinde,

Bir çok hârikulâde görünürdü kendinde.

 

Meselâ "Sıbgatullah" adında, fazîletli,

Bir amcazâdeleri var idi, ilim ehli.

 

Zâhirî ilimlerde etmişti çok temâyüz.

"Seyyid Fehîm"in ise, küçüktü yaşı henüz.

 

Lâkin çok seviyordu bu amcazâdesini.

Ve bir gün, kabristanda görmüştü kendisini.

 

Hemen gitti yanına, arkasından koşarak,

Ve gördü ki, bir kabir arıyor dolaşarak.

 

Yardımcı olmak için kendisine bu bâbta,

Dedi: (Kimin kabrini ararsınız burada?)

 

O ise aramaya yine devâm ederken,

(Bu, senin işin değil) dedi ona cevâben.

 

Ve lâkin ısrâr edip, sorarak küçük Fehîm,

Dedi ki: (Söyleyin de, size yardım edeyim.)

 

O zaman mecbur kalıp, dedi: (Ecdâdımızdan,

"Seyyid Muhammed Kutub" nâmı ile bir civân,

 

Altıyüz sene önce, bu Arvas'a gelmiştir.

Köye, "Arvas" ismini, ilk defâ o vermiştir.

 

O zâtın evlâtları, o günden, tâ bu güne,

Çok hizmet etmişlerdir Allahın bu dînine.

 

Onun mübârek kabri, işbu kabristandadır.

Ben onu arıyorum, bilmem ki ne yandadır?)

 

O zaman bir kabiri gösterip Seyyid Fehîm,

Dedi: (Aradığınız bu kabirdir efendim.)

 

O da, "Seyyid Fehîm"in bu sözü üzerine,

Teveccühte bulundu o mezar üzerine.

 

"Seyyid Muhammed Kutub", o anda hakîkaten,

Tam kendi sûretinde göründü ona hemen.

 

O, bunu görür görmez, dedi ki: (Sübhânallah!

Bu çocuğa, büyük bir "Üstün hâl" vermiş Allah.

 

Henüz çocuk yaşında, bu, bir bahr-i ummândır.

Bunda, "Büyük zât" olma kâbiliyyeti vardır.)

 

Yine bir gün, onunla dolaşırken Arvas'ta,

Bir hânenin önünden geçtikleri esnâda,

 

Dönüp, Seyyid Fehîme o evi göstererek,

Dedi: (Bu, filân zâta âit ve sağlamdır pek.)

 

Seyyid Fehîm, o zaman henüz çocuk yaştadır.

Ve der ki: (O temelde, vakfa âit taş vardır.

 

Aslâ vakıf malını kullanmaya yok cevâz.

Bu evde oturanlar, er-geç bulur inkırâz.)

 

Hakîkaten o evde bulunan kadın, erkek,

Birbiri arkasına öldüler hepsi tek tek.

 

"Yirmi kişi" idiler hâne halkı o anda.

İnkırâza uğradı hepsi kısa zamanda.

 

"Seyyid Fehîm" genç iken, ilim tahsîl etmeye,

Kitaplarını alıp, gitmişti Cezîre'ye.

 

Seyyid Sıbgatullah da, Tâhâ-yı Hakkârî'nin,

Himmetine kavuşup, irşâda aldı izin.

 

Sonra, "Seyyid Fehîm"den bahsedip kendisine,

Götürdü onu dahî, "Nehri"ye öbür sene.

 

Hazreti "Seyyid Tâhâ", görür görmez onu ilk,

Kıymetini anlayıp, eyledi ilme teşvîk.

 

Yetişmesi bâbında gösterip çok ihtimâm,

Ne lâzım geliyorsa, getirdi yerine tam.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan