|
31
- BİR İHTİYÂR MÜSLÜMÂNIN
(HAYRİ AYTEPE)
KIZINA NASÎHATI
MÜSLÜMÂNLIK NEDİR ?
“Müslümânlık”,
maddî ve mânevî temizliktir.
Hem vücûd
temizliği, hem kalp temizliğidir.
Müslümânlık, hem dünyâ ve hem de âhirette,
Seâdet
temin eden, tek "hak yol"dur elbette.
Hakîkî bir
müslümân, her zaman huzûrdadır.
Musîbetlerden bile, o, tad ve lezzet alır.
Çünkü
inanmıştır ki, (Gelse de “Hayır” ve “Şer”,
Allahın
takdîriyle geliyor hep bu şeyler.
Ondan gelen
her şeyde, mutlaka hayır vardır.
Fenâ
görünse bile, benim için hayırdır.)
O, böyle
düşünerek, râhat olur hep içi.
Felâket
gelse dahî, olmaz hiç şikâyetçi.
"Allahtan
geldi" diye, sabreder ona yine.
“Elhamdülillah”
deyip, şükreder o hâline.
İşte böyle
bir insan, Allahın has kuludur.
Dünyâ ve
âhirette râhat ve huzûrludur.
Yâni
islâmiyyete uygun hayât yaşıyan,
Kurtarır
kendisini her zarar ve ziyândan.
Nitekim
Rabbimiz de, Kur’ân-ı kerîminde,
Buyurdu: (Din
islâmdır Hak teâlâ indinde.)
Bugün
islâmiyyetin dışında olan dinler,
Hak teâlâ
katında makbûl din değildirler.
Bugün “İncîl”
ve “Tevrât”, tahrîf edilmişlerdir.
Papazlar
tarafından değiştirilmişlerdir.
Doğru
olsalar bile, islâmiyyet geleli,
Yine bu
kitapların kalmadı hükümleri.
Şimdi
geçerli olan, yalnız “İslâmiyyet”dir.
İslâm da,
esâsında “İyi ahlâk” demektir
Nitekim Hak
teâlâ, o Resûl’e hitâben,
Kur’ân-ı
kerîminde buyurdu ki meâlen:
(Seni,
iyi ahlâkı tamamlıyasın diye,
Halk
eyleyip gönderdim bütün beşeriyyete.)
Bir
insanın, müslümân olabilmesi için,
Önce, îmân
etmesi lâzımdır o kişinin.
"Ehli
sünnet" üzere bir îmân ve îtikâd,
Müslümân
olmak için, en önde gelen bir şart.
Sonra, Hak
teâlânın emirlerini, bir bir,
Öğrenip,
ona göre hareket etmelidir.
Yine
Resûlullahın getirdiği ne varsa,
Hepsini
beğenmek de, çok mühimdir bilhassa.
Resûl’ün
sözlerinden, birini beğenmemek,
Yâhut
doğruluğunda, bir an şüphe eylemek,
Mâzallah
îmânını götürür o kişinin.
Buna çok
dikkat etmek lâzımdır bunun için.
Ufak bir
şüpheyi de götürmez çünkü îmân.
Müslümânın
îmânı “Kaya gibi”dir her an.
Şüphe hâsıl
olursa, bir âlime giderek,
Sorup
kurtulmalıdır, doğruyu öğrenerek.
Hemen o
şüphesini gideremezse eğer,
Büyük “Îmân”
nîmeti o zaman elden gider.
Îmândan
mahrûm insan, en tâlihsiz insandır.
Çünkü o,
Cehennemde ebedî yanacaktır.
Ey kızım,
îmânını koru ki şimdi sen de,
Ebedî
kalmıyasın o korkunç Cehennemde.
|