ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

29 - YÛNUS EMRE (Rahmetullahi Aleyh)

İŞ HİZMETTE

 

"Yûnus Emre", mânevî bir işâret alarak,

Vardı "Tapduk Emre"nin hizmetine, koşarak.

 

Otuz yıl hizmet edip, zannetti ki, kendinde,

İlerleme olmadı mânevî âleminde.

 

Üzüntüden, kendini atıverdi dağlara.

Baş açık, yalın ayak dolaşırken, bir ara,

 

Bir gün, iki kişiye rastladı birdenbire.

Onları çok severek, dost oldu onlar ile.

 

Yemek vakti gelince, duâ etti birisi.

O anda indi gökten, yemek dolu  bir "Tepsi".

 

Üçü de yiyip içip, şükrettiler Allaha.

Akşam vakti, öbürü duâ etti bir daha.

 

Yine aynı şekilde bir "Tepsi" indi gökten.

Öyle ki, bu yemekler nefîsti öncekinden.

 

Üçüncüde, "Yûnus"a dönerek o mü'minler,

(Sıra sende, şimdi de sen duâ et!) dediler.

 

O zaman "Yûnus Emre" kaldırdı ellerini.

Dedi ki: (Yâ ilâhî, mahcûb eyleme beni.

 

Onlar, kimin ismiyle duâ ettiler ise,

O zâtın hürmetine bir sofra gönder bize.)

 

Duâsı biter bitmez, baktılar, biraz sonra,

İndi gökten bu sefer, daha büyük bir sofra.

 

Dediler: (Ey arkadaş, nasıl oldu bu böyle?

Sen, kimin hürmetine duâ ettin ki, söyle.)

 

Dedi ki: (Siz söyleyin, siz nasıl ederdiniz?

Siz, kimin yüzü suyu hürmetine derdiniz?)

 

Dediler: (Taptuk Emre yanında hizmet yapan,

Yûnus'un hürmetine istiyorduk her zaman.)

 

"Yunus" bunu duyunca, dergâha döndü yine.

Yattı "Taptuk Emre"nin kapısı eşiğine.

 

O zaman, hocasının görmüyordu gözleri.

Evde, el yordamıyla yürüyordu ekserî.

 

Çıkıyorken, ayağı takılınca bir şeye,

Dedi: (Bizim Yûnus mu, gelip yatmış eşiğe?)

 

Ve elinden tutarak, kaldırdı onu yerden.

"Yûnus", Yûnusluğunu kazanmıştı o günden.

 

Dağdan odun taşıdı yıllarca o dergâha.

O mânevî kapıdan, ayrılmadı bir daha.

 

"Yûnus" unutulmadı yüzyıllar geçse bile.

Zîrâ hizmet etmişti üstâdına zevk ile.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan