|
28
- HAMÎD-İ AKSARÂYÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
ANADOLUYU NÛRLANDIRDI
Esas adı "Hamîd-i
Aksarâyî" ise de,
"Somuncu
Baba" diye tanındı halk içinde.
Kayseri’de
dünyâya gelen bu mübârek zât,
Aksaray'da,
altmışüç yaşında etti vefât.
Okudu
tamâmiyle zâhirî ilimleri.
Hazreti "Hızır"
ile sohbet etti ekserî.
Şam'da
devâm eyledi sonra bu tahsîline.
Bir çok
evliyâların katıldı sohbetine.
Mânevî bir
yol ile, "Bâyezid Bistâmî"den,
Feyz alıp,
daha sonra Tebriz'e gitti birden.
Orada, "Alâaddîn
Erdebîlî" adında,
Bir velîyi
bularak, hizmet etti yanında.
O büyük
evliyânın himmetiyle nihâyet,
Yetişip, o
velîden aldı mutlak icâzet.
Buyurdu ki:
(Ey Hamîd, var git Anadolu’ya.
Öğrendiğin bu ilmi, götürüp yay oraya.)
Bütün
talebesiyle birlikte yürüyerek,
Uğurladı "Hamîd"i
o şehir dışına dek.
O, böyle
tez zamanda alınca icâzeti,
Ona haset
ettiler diğer talebeleri.
Hocaları, "Hamîd"i
uğurlarken orada,
Diğer
talebelere dedi ki o arada:
(Şâyet
Hamîd dönüp de, geri bakarsa eğer,
Anadolu,
ilminden çok istifâde eder.
Yok eğer
bakmaz ise dönüp de bir an geri,
Olmaz o
insanların ondan fâideleri.)
Onlar merak
ederken "Dönüp bakar mı?" diye,
Hamîd, tam
iki defâ dönüp baktı geriye.
Tebriz'den
ayrılarak, Kayseri’ye ulaştı.
Getirdiği
feyzleri o insanlara saçtı.
İnsanlar,
akın akın gelirdi sohbetine.
Bir gelen,
istemezdi geri gitsin evine.
Hocasından
aldığı ilimleri, feyzleri,
Yaydı
Anadolu’ya, onun emri gereği.
|