ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

27 - OSMÂN BEDREDDÎN (İMÂM EFENDİ) (Rahmetullahi Aleyh)

KABRİ HARPUT’TADIR

 

"Sâminî hazretleri", en sonunda dedi ki:

(Seven, hiç sevdiğini bırakıp gider mi ki?)

 

Sözlerini bitirip, evine gitti sonra.

O gün akşama kadar, hiç çıkmadı bir daha.

 

Hâfız "Osmân Bedreddîn", dinleyip bu sohbeti,

Hatâsını bildi ve anladı hakîkati.

 

İnandı ki, giderse, kendine olur zarar.

Hep orada kalmaya kuvvetli verdi karar.

 

O "Velî"nin sözleri, iz bıraktı gönlünde.

Rabbânî tesir vardır evliyânın sözünde.

 

İçinde hiç tereddüt kalmadı onun aslâ.

Bağlandı ona artık, sadâkat ve ihlâsla.

 

Ertesi gün, üstâdı Sâminî hazretleri,

Mescide teşrîfinde, gülüyordu gözleri.

 

(Hâfız!) diye seslenip, çağırdı huzûruna.

Titreme ârız oldu Hâfızın her uzvuna.

 

Telâşla hocasının yanına koştu hemen.

Her yeri titriyordu, onun bu heybetinden.

 

Ellerini öperek, büyük sevgi, hürmetle,

Bildirdi ihlâsını tam bir teslîmiyyetle.

 

"Sâminî hazretleri" bakarak sonra ona.

Emredip, soktu onu “Riyâzet odası”na.

 

Sonra dedi: (Hızır'dan içmişsin o gün şerbet.

"Fazîlet kazanma"na sebep oldu o elbet.

 

Seyyid Ahmed Merâmî, çok emek verdi sana.

Sebep oldu bu dahî, "İlminin artması"na.

 

Erzurum’da, rüyâda gördüğün o "Velî"ler,

Bu tarafa gelmene işâret eylediler.

 

Ve Ruslar, Erzurum’a hücûm ettiği zaman,

O sabah minârede, okuyan sendin ezân.

 

Aşk ile okuduğun o ezânınla hattâ,

"Evliyâ rûhları"nı çağırmıştın cihâda.

 

Bilcümle evliyâ ve şühedânın rûhları,

Erzurum semâsında toplandı ayrı ayrı.

 

Sonra sen, moskofları “Taşa tuttuğun” vakit,

Biz dahî oradaydık, olmuştuk ona şâhit.

 

Bunlar, evliyâlığın bâzı cilveleridir.

Lâkin bunlar, bu yolda "aranan şey" değildir.

 

Asıl gâye ve maksat başkadır ey Bedreddîn!

Himmetini yücelt ki, tamâm olsun nîmetin.)

 

Hocasının himmet ve yardımıyla nihâyet,

Onsekizinci günü, aldı mutlak icâzet.

 

Çok bereketli idi sohbetiyle dersleri.

Hidâyete erdirdi bir nice kimseleri.

 

"İkiyüz bin" müslümân, bu büyük velî zâttan,

Feyiz ve nûr alarak, kurtuldu zulümâttan.

 

Kabri "Harput"da olup, orada yatmaktadır.

Ziyâret eyliyenler çok faydalanmaktadır.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan