|
27
- OSMÂN BEDREDDÎN (İMÂM
EFENDİ)
(Rahmetullahi Aleyh)
KİMDİ O YİĞİT?
Ruslar
hücûm edince "Erzurum" beldesine,
Bu, Erzurum
halkının gayret verdi hepsine.
Ve yediden
yetmişe, herkes silâhlanarak,
Müdâfâ
durumuna geçtiler toplanarak.
O gece,
gümbür gümbür davullar çalıyordu.
İnsanlar, "cihâd"
için harbe çağrılıyordu.
Tanyeri
ağarmadan, Erzurum’da cümle halk,
Bu davul
sesleriyle yerlerinden kalkarak,
Kazma kürek
cinsinden ne varsa evlerinde,
Alarak,
toplandılar şehrin orta yerinde.
Kahraman
dadaş halkı, o gece kadın, erkek,
Vatan
müdâfâsında, oldular tek bir yürek.
Gecenin
sabâhında, ağarırken tan yeri,
Çınlatmaya
başladı “Ezân sesi” her yeri.
Doruğuna
çıkmıştı herkesin heyecânı,
Zîrâ "Osmân
Bedreddîn" okuyordu ezânı.
Öyle
okuyordu ki aşk ile ve ihlâsla,
Kendinden
geçiyordu dadaş halkı o hazla.
Ve hattâ
Erzurum’un dağı, taşı, tepesi,
Sanki
tekrar ederdi dile gelip bu sesi.
Bu "Ezân",
gönüllere sanki nûr taşıyordu.
Şühedâ
rûhlarını sanki çağırıyordu.
O böyle
yayılırken her yere dalga dalga,
Bambaşka
bir cesâret ve şevk geldi o halka.
Zirvesine
çıkmışken bu heyecân ve îmân,
Çalınmaya
başladı “Mehter” de tam o zaman.
Gönüller, "Vatan"
için, "Din" için çarpıyordu.
Gözler,
savaşmak için bir emir bekliyordu.
Miralay
Bahri Bey'in bir işâreti ile,
Hücûma
geçti millet “Allah Allah!” sesiyle.
O an
moskofa karşı başladı ki bir savaş,
Sanki "Aslan"
kesildi kahraman halk-ı dadaş.
Bahri Bey
haykırırdı: (Urun hâ gardaşlarım!
Urun
Allah aşkına, kahraman dadaşlarım!)
Allahın
yardımı ve evliyâ tasarrufu,
Sâyesinde,
kovdular yurtlarından moskofu.
O gün,
halkı yekvücût, yek kalp yapan tek unsur,
Sırf "Osmân
Bedreddîn"in o ezânı olmuştur.
Ahmed
Muhtar Paşa da, işitip sonra bunu,
Merak etti,
ezânı kimin okuduğunu.
Bir tâlimât
verdi ki hemen adamlarına:
(Ezânı
okuyanı, öğrenip deyin bana.)
Yâverler,
bu emirle etrâfa dağıldılar.
Onun kim
olduğunun haberini aldılar.
Gelip arz
ettiler ki: (Efendim, Hâfız Osmân,
Bedreddîn adında bir ermiş ezân okuyan.)
|