ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - EMÎR SULTÂN (Rahmetullahi Aleyh)

BU, ONUN KERÂMETİ

 

Talebesinden var ki “Şeyh Sinan” adlı bir zât,

O da, bir hâdiseyi anlatır şöyle bizzât:

 

Henüz yaşım küçüktü, babam ile berâber,

Kavun karpuz ekerdik bahçemize her sefer.

 

Lâkin yetişmiyordu nedense kavun karpuz.

Bu yüzden ben ve babam, olurduk çok huzûrsuz.

 

O sene ekilen de, yetişmeyince yine,

Ben de çok üzülmüştüm hiç yetişmediğine.

 

Bostanda, tek başıma bir gün oturuyordum.

Birden at üzerinde bir kimse görür oldum.

 

Yeşil elbiseli ve yüzü nûrlu idi pek.

Dedi ki: (Verir misin bana biraz çekirdek.)

 

Kavun ve karpuzların çekirdeğinden, biraz,

Alıp, o "atlı zât"a götürüp eyledim arz.

 

O da, çekirdekleri alıp tarlaya saçtı.

Bir anda kavun karpuz yetişip olgunlaştı.

 

Ben, şaşkınlık içinde bakıyorken nihâyet,

O zât bana dedi ki: (Karpuz getir bir adet.)

 

Götürüp arz eyledim, ikiye böldü onu.

Lâkin merak etmiştim onun "Kim" olduğunu.

 

Karpuzun yarısını yiyerek o nûrlu zât,

Diğer yarısını da, bana verip o bizzât,

 

Dedi: (Bunu, gelince babana ver evlâdım!

Beni merak edersen, Emîr Sultândır adım.

 

Unutma, geldiğinde selâm söyle babana.

Bir an önce Bursa’ya getirsin seni bana.)

 

(Baş üstüne efendim!) dedim ise de, fakat,

Bir de baktım, gözümden kayboldu o büyük zât.

 

Az sonra babam gelip, bostana attı adım.

Dedi: (Hızır mı geldi tarlaya ey evlâdım?

 

Çünkü kavun ve karpuz yok iken biraz önce,

Şimdi çok hayret ettim şu durumu görünce.)

 

Dedim ki: (Babacığım, buraya, biraz evvel,

Öyle "bir zât" geldi ki, gâyet nûrlu ve güzel,

 

Tohumluk çekirdekten eyledi benden talep.

Onları, eli ile bu tarlaya saçtı hep.

 

Bir de baktım, o anda yetişti kavun karpuz.

Bereketiyle oldu, bu o zâtın bâhusus.

 

Adı “Emîr Sultân”mış, dedi ki sonra bana:

Gelince, selâm söyle tarafımdan babana".

 

Ve tembîh eyledi ki: “Bursa'dır benim yerim.

Seni bana getirsin, yolunuzu beklerim".)

 

Babam çok duygulandı bu haber üzerine.

Dedi ki: (Emri olur, başım gözüm üstüne.)

 

Hiç vakit geçirmeden, Bursa’ya vâsıl olduk.

Varıp, "Emîr Sultân"ın huzûrunda oturduk.

 

Karnımızı doyurup, eyledi çok iltifât.

Ben artık o dergâhtan ayrılamadım fakat.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan