|
26
- EMÎR SULTÂN
(Rahmetullahi Aleyh)
BU, ONUN KERÂMETİ
Talebesinden var ki “Şeyh Sinan” adlı bir zât,
O da, bir
hâdiseyi anlatır şöyle bizzât:
Henüz yaşım
küçüktü, babam ile berâber,
Kavun
karpuz ekerdik bahçemize her sefer.
Lâkin
yetişmiyordu nedense kavun karpuz.
Bu yüzden
ben ve babam, olurduk çok huzûrsuz.
O sene
ekilen de, yetişmeyince yine,
Ben de çok
üzülmüştüm hiç yetişmediğine.
Bostanda,
tek başıma bir gün oturuyordum.
Birden at
üzerinde bir kimse görür oldum.
Yeşil
elbiseli ve yüzü nûrlu idi pek.
Dedi ki: (Verir
misin bana biraz çekirdek.)
Kavun ve
karpuzların çekirdeğinden, biraz,
Alıp, o "atlı
zât"a götürüp eyledim arz.
O da,
çekirdekleri alıp tarlaya saçtı.
Bir anda
kavun karpuz yetişip olgunlaştı.
Ben,
şaşkınlık içinde bakıyorken nihâyet,
O zât bana
dedi ki: (Karpuz getir bir adet.)
Götürüp arz
eyledim, ikiye böldü onu.
Lâkin merak
etmiştim onun "Kim" olduğunu.
Karpuzun
yarısını yiyerek o nûrlu zât,
Diğer
yarısını da, bana verip o bizzât,
Dedi:
(Bunu, gelince babana ver evlâdım!
Beni
merak edersen, Emîr Sultândır adım.
Unutma,
geldiğinde selâm söyle babana.
Bir an
önce Bursa’ya getirsin seni bana.)
(Baş üstüne
efendim!) dedim ise de, fakat,
Bir de
baktım, gözümden kayboldu o büyük zât.
Az sonra
babam gelip, bostana attı adım.
Dedi:
(Hızır mı geldi tarlaya ey evlâdım?
Çünkü
kavun ve karpuz yok iken biraz önce,
Şimdi
çok hayret ettim şu durumu görünce.)
Dedim ki:
(Babacığım, buraya, biraz evvel,
Öyle "bir
zât" geldi ki, gâyet nûrlu ve güzel,
Tohumluk
çekirdekten eyledi benden talep.
Onları, eli
ile bu tarlaya saçtı hep.
Bir de
baktım, o anda yetişti kavun karpuz.
Bereketiyle
oldu, bu o zâtın bâhusus.
Adı “Emîr
Sultân”mış, dedi ki sonra bana:
“Gelince,
selâm söyle tarafımdan babana".
Ve tembîh
eyledi ki: “Bursa'dır benim
yerim.
Seni
bana getirsin, yolunuzu beklerim".)
Babam çok
duygulandı bu haber üzerine.
Dedi ki: (Emri
olur, başım gözüm üstüne.)
Hiç vakit
geçirmeden, Bursa’ya vâsıl olduk.
Varıp, "Emîr
Sultân"ın huzûrunda oturduk.
Karnımızı
doyurup, eyledi çok iltifât.
Ben artık o
dergâhtan ayrılamadım fakat.
|