ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - EMÎR SULTÂN (Rahmetullahi Aleyh)

İHLÂS OLMAYINCA

 

Bir sohbet esnâsında, "Emîr Sultân"a bir zât,

Bir suâl tevcîh etti, dedi: (Fahr-i kâinât,

 

Yalnız rûh olarak mı çıkmış idi Mîrâca?

Rûh-beden birlikte mi yoksa çıktı acabâ?)

 

Şöyle cevap verdi ki: (Ceddim Resûl-i ekrem,

Birlikte çıkmış idi, rûh ve bedeniyle hem.

 

Hem mekânsız, zamansız, keyfiyetsiz olarak,

Allahü teâlâyı gördü, bu da muhakkak.

 

Göz, kulak, sinir gibi olmadan bir vâsıta,

Rabbî ile konuştu, şüphe yok bu hususta.

 

Cebrâil gökten yere, yerden dahî göklere,

Her gün iner çıkardı, hem günde bir çok kere.

 

Nasıl ki bu hakîkat olunamazsa inkâr,

Bu husus da, gün gibi gâyet açık, âşikâr.)

 

Bir gün de, talebeye, Nisâ sûresindeki,

Yüzyirminci âyetin tefsîrinde dedi ki:

 

(Bizim bu yolumuzda, gaflete yer olmaz pek.

Şeytânın aldatması kavîdir, dikkat gerek.

 

Avâmı, başka türlü o aldatır durmadan.

Âlim olanları da, aldatır başka yoldan.

 

Nitekim "Mûsâ Nebî" zamanında birisi,

Vardı ki, o kimsenin çoktu dînî bilgisi.

 

Hattâ “İsm-i âzam”ı biliyordu o kimse.

Kabûl ediliyordu her ne duâ ederse.

 

Lâkin Belka şehrinin kâfir vâlisi "Belak",

Bu “Bel'âm” denen zâtı yanına çağırarak,

 

Dedi: (Duâ eyle ki, Mûsâ'nın askerleri,

Bizim bu şehrimize girmeyip, dönsün geri.)

 

Pek çok da "Dünyâ malı" vâdetti ona bir de.

"Ölüm"le tehdît etti yapmadığı takdirde.

 

O da, "Dünyâ malı"na mâlesef aldanarak,

Yâhut da “Öldürürüm!” tehdîdinden korkarak,

 

Mûsâ Nebî'ye karşı, bedduâ eyleyince,

Mürted olup, îmânı gidiverdi hemence.

 

Dünyâyı âhirete tercîh edip o ahmak,

Ebedî felâkete düştü sonsuz olarak.

 

Dediler: (Âlimlerin böyle olursa hâli,

Biz gibi câhillerin, nice olur ahvâli?)

 

Buyurdu: (Evliyâdan bir Hasen-i Basrî var.

İbâdet ediyorken evinde bir zamanlar,

 

Elinde, çok “Yular”la şeytânı gördü o an.

“Bunları ne yaparsın?” diyerek sordu ondan.

 

Dedi ki: “Amelinde ihlâssız olanları,

Bulup, boyunlarına geçiririm bunları.

 

Artık benim mahkûmum olurlar onlar elbet.

Ve hiç tek başlarına edemezler hareket.”

 

İşte ey kardeşlerim, çok mühimdir bu "İhlâs".

İhlâssız amellerden fâide hâsıl olmaz.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan