ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - EMÎR SULTÂN (Rahmetullahi Aleyh)

AT İTÂAT EDİYOR

 

Osmânlı Pâdişâhı, Sultân ikinci Murâd,

Almıştı bir zamanlar, çok kıymetli, cins bir "At".

 

Lâkin çok huysuz olup, sâlih kimseler hâriç,

Yanına, bir kimseyi yaklaştırmıyordu hiç.

 

Bir gün "Emîr Sultân"a gelerek Sultân Murâd,

Dedi ki: (Sizin için bir at aldık biz, fakat,

 

Yanına yaklaşmaya kimsenin yok tâkatı.

Birini verseniz de, getirse size atı.)

 

Bunu, Emîr Sultâna dediğinde o sâat,

İşitti talebeden “Hacı Baba” denen zât.

 

Kalbinden geçirdi ki: “Âh, keşke bu fırsatı,

Hocam bana verse de, ben getirsem o atı.

 

Yaparım her gün onun tımarını güzelce.

Alırım üstâdımın duâsını böylece.”

 

O talebe, bunları düşünür idi ki tam,

Emîr, ona dönerek dedi: (Ey hacı Babam!

 

Git o ata söyle ki: “Şimdi senin sâhibin,

Emrine, titizlikle tam mutîdir Rabbinin.

 

Sen dahî, sâhibine tam itâat ederek,

Mutî olacak mısın, bu huyu terkederek?”)

 

O böyle söyleyince, “Evet” der gibi o an,

Başını, tam üç defâ önüne eğdi hayvan.

 

Gelip, Emîr Sultân'a arz ettiğinde bunu,

Buyurdu ki: (Terk etti o serkeşlik huyunu.

 

Sen şimdi hiç korkmadan, var o atın yanına.

Buraya getirerek, bak hergün tımarına.)

 

Getirdi o hayvanı, o "Emîr Buhârî"ye.

"Emîr", ona binerek gidiyordu câmiye.

 

Hacı Baba, o atla çarşıya gidiyordu.

Ve bir yere bırakıp, işini görüyordu.

 

At, yanına yaklaşan bir kısım adamları,

Görünce, huysuzlaşıp, kovalardı onları.

 

İnsanlar, bu durumu çok merak etti fakat,

Derlerdi ki: “Kimlere saldırır acep bu at?”

 

Bunu araştırdılar, gördüler ki velhâsıl,

"Bid’at sâhipleri"ne saldırıyor o asıl.

 

Îtikâdı bozuk bir kimse gelse yanına,

Derhâl huysuzlaşarak, saldırıyordu ona.

 

Ve lâkin "Ehli sünnet" îtikâdında olan,

Birisi geçse idi, sâkinleşirdi o an.

 

Hattâ hayvan, yüzünü, o zâta çevirirdi.

Başını öne eğip, sanki selâm verirdi.

 

Bu hâli, o kadar çok meşhur idi ki hattâ,

Derlerdi ki: (Mânevî bir hâller var bu atta.)

 

Kim doğru îmânlıdır ve kimdir ehl-i bid’at?

Davranışları ile, ayırıyordu bu at.

 

Bu yüzden, "Bid’at ehli" olan çoğu insanlar,

O atın yakınından geçemezlerdi zinhâr.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan