|
26
- EMÎR SULTÂN
(Rahmetullahi Aleyh)
AT İTÂAT EDİYOR
Osmânlı
Pâdişâhı, Sultân ikinci Murâd,
Almıştı bir
zamanlar, çok kıymetli, cins bir "At".
Lâkin çok
huysuz olup, sâlih kimseler hâriç,
Yanına, bir
kimseyi yaklaştırmıyordu hiç.
Bir gün
"Emîr Sultân"a gelerek Sultân Murâd,
Dedi ki:
(Sizin için bir at aldık biz, fakat,
Yanına
yaklaşmaya kimsenin yok tâkatı.
Birini
verseniz de, getirse size atı.)
Bunu, Emîr
Sultâna dediğinde o sâat,
İşitti
talebeden “Hacı Baba” denen zât.
Kalbinden
geçirdi ki: “Âh, keşke bu fırsatı,
Hocam bana
verse de, ben getirsem o atı.
Yaparım her
gün onun tımarını güzelce.
Alırım
üstâdımın duâsını böylece.”
O talebe,
bunları düşünür idi ki tam,
Emîr, ona
dönerek dedi: (Ey hacı Babam!
Git o
ata söyle ki:
“Şimdi senin sâhibin,
Emrine,
titizlikle tam mutîdir Rabbinin.
Sen
dahî, sâhibine tam itâat ederek,
Mutî
olacak mısın, bu huyu terkederek?”)
O böyle
söyleyince, “Evet” der gibi o an,
Başını, tam
üç defâ önüne eğdi hayvan.
Gelip, Emîr
Sultân'a arz ettiğinde bunu,
Buyurdu ki:
(Terk etti o serkeşlik huyunu.
Sen
şimdi hiç korkmadan, var o atın yanına.
Buraya
getirerek, bak hergün tımarına.)
Getirdi o
hayvanı, o "Emîr Buhârî"ye.
"Emîr",
ona binerek gidiyordu câmiye.
Hacı Baba,
o atla çarşıya gidiyordu.
Ve bir yere
bırakıp, işini görüyordu.
At, yanına
yaklaşan bir kısım adamları,
Görünce,
huysuzlaşıp, kovalardı onları.
İnsanlar,
bu durumu çok merak etti fakat,
Derlerdi
ki: “Kimlere saldırır acep bu at?”
Bunu
araştırdılar, gördüler ki velhâsıl,
"Bid’at
sâhipleri"ne saldırıyor o asıl.
Îtikâdı
bozuk bir kimse gelse yanına,
Derhâl
huysuzlaşarak, saldırıyordu ona.
Ve lâkin "Ehli
sünnet" îtikâdında olan,
Birisi
geçse idi, sâkinleşirdi o an.
Hattâ
hayvan, yüzünü, o zâta çevirirdi.
Başını öne
eğip, sanki selâm verirdi.
Bu hâli, o
kadar çok meşhur idi ki hattâ,
Derlerdi
ki: (Mânevî bir hâller var bu atta.)
Kim doğru
îmânlıdır ve kimdir ehl-i bid’at?
Davranışları ile, ayırıyordu bu at.
Bu yüzden,
"Bid’at ehli" olan çoğu insanlar,
O atın
yakınından geçemezlerdi zinhâr.
|