ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - EMÎR SULTÂN (Rahmetullahi Aleyh)

PÂDİŞÂH OLACAKSIN

 

Yıldırım Bâyezid Hân, edince bir gün vefât,

Belirsizlik vardı ki: "Kime kaldı iş bu taht?"

 

Oğlu “Çelebi Mehmet” üzülüyordu buna.

Bir gün Molla Alî’yi çağırdı huzûruna.

 

Dedi: (Ey Molla Alî, ölünce pederimiz,

Mâlesef bir tarafa dağıldık herbirimiz.

 

Kardeşlerim Mûsâ ve Îsâ Çelebileri,

Görürüm, tahta geçmek arzu eder her biri.

 

Gel, rağbet etmiyelim ikimiz taht-ü tâca.

Gidelim Allah için, seninle şimdi hacca.)

 

Hem bunları söylüyor ve hem de ağlıyordu.

Bu duygular içinde, uyuyup rüyâ gördü.

 

Baktı ki, dedeleri Murâd Hüdâvendigâr,

Yanında, evliyâdan “Emîr Buhârî” de var.

 

Emîr Sultân, çağırıp bu "Çelebi Mehmed"i,

Ona bir “Kılıç” ile, eyerlenmiş “At” verdi.

 

Sonra da buyurdu ki: (Dinle ey yiğit evlât!

Sana nasîb olacak babandan sonra bu taht.

 

Haydi, kalk ata binip, kılıcını kuşan da,

Senden hizmet bekliyor din ve devlet şu anda.)

 

Sabahleyin uyanıp, gitti Molla Alî’ye.

Ki, sorsun “Bu rüyânın tâbiri nedir?” diye.

 

O dedi ki: (Tâbiri, şudur ki bu rüyânın,

Sen, Osmânlı tahtına geçersin bugün yârın.)

 

Gerçekten hâdiseler muvâfık oldu buna.

Geçti Mehmed Çelebi Âl-i Osmân tahtına.

 

Yine İznik’te medfun, var ki bir veliyyullah,

O zâtın meşhur ismi, “Eşref oğlu Abdullah.”

 

Bu kişi, gitti bir gün Bursa vilâyetine.

Lâkin "Emîr Sultân"ın gidemedi kabrine.

 

Ziyâret edemeden, İznik’e etti avdet.

Ve bundan ötürü de, üzüntü duydu gâyet.

 

Lâkin yolda rastladı, o İbrâhim Paşa'ya.

Dedi ki: (Siz herhâlde gidersiniz Bursa’ya.)

 

O da (Evet) deyince, buyurdu ki: (Ey Paşam!

Öyleyse benim sizden var ki şimdi bir ricâm,

 

Giderseniz, söyleyin siz Emîr Buhârî’ye:

"Size, Eşrefoğlunun selâmları var" diye.)

 

Paşa (Olur) dedi ve Bursa’ya vardı o gün.

Hemen ziyâretine giderek o büyüğün,

 

Mübârek ruhlarına okuyup Fâtihalar,

Dedi: (Eşrefoğlunun size selâmları var.)

 

Aleyküm selâm!” diye, geldi bir heybetli ses.

Bizzât kendi sesiydi, işitti bunu herkes.

 

Paşa, kendinden geçti bu ses ile âdetâ.

Bir müddet kendisine gelemedi o hattâ.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan