ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - EMÎR SULTÂN (Rahmetullahi Aleyh)

BEN DE SEYYİDİM

 

Ne zaman ki babası, göçünce bu dünyâdan,

Çıktı "Emîr Buhârî", genç yaşta Buhârâ’dan.

 

Geldi Hac mevsiminde, hacılarla Mekke'ye.

Haccı edâ eyleyip, yöneldi Medîne'ye.

 

Ceddini ziyârete geldiyse de o, ancak,

Müsâit, boş bir oda bulamadı kalacak.

 

Birinden işitti ki: (Şurada var bir oda

Seyyid olanlar için ayrılmış lâkin o da.)

 

Kalkıp gitti ise de, lâkin vazîfeliler,

(Bu oda, seyyidlere ayrılmıştır!) dediler.

 

Emîr Sultân dedi ki: (Yok kalacak bir yerim.

Hem sonra biliniz ki, ben de seyyidlerdenim.)

 

Dediler ki: (Kim bilir senin seyyidliğini?

İsbât etmen gerekir bize sen kimliğini.)

 

Dedi ki: (Buralarda olmaz beni tanıyan.

Zîrâ ben, bugün geldim buraya Buhârâ’dan.

 

Lâkin istiyorsanız, Resûlün türbesine,

Girip selâm verelim hepimiz kendisine.

 

Kime cevap verirse eğer Peygamberimiz,

Onun seyyid olduğu, anlaşılsın şüphesiz.)

 

“Çok garip bir iddiâ” diyerek o kimseler,

Yüzlerini, "Ravda"ya döndürdüler bu sefer.

 

(Esselâmü aleyke yâ ceddî!) dedi hepsi.

Lâkin işitmediler Ravda’dan cevap sesi.

 

Sıra, "Emîr Sultân"a gelmişti ki, o anda,

(Esselâmü aleyke yâ ceddî!) dedi o da.

 

Bizzât cevap verdiler selâma "Fahr-i âlem".

Resûlün bu sesini, işitti cümlesi hem.

 

(İstediğin odada kalabilirsin) diye,

İltifât eylediler o zaman bu "Velî"ye.

 

Sonra Emîr Buhârî, yerleşti bir odaya.

Ziyâret ediyordu ceddini doya doya.

 

O, düşünür idi ki, hep burada kalmayı,

Gördü bir gün rüyâda, "Resûl-i kibriyâ"yı.

 

"Hazreti Alî" ile dururlardı yan yana.

O da gidip, edeble diz çöktü yanlarına.

 

Ona, hazreti Alî buyurdu ki: (Ey oğlum!

Şimdi sana mühim bir vazîfe veriyorum.

 

Ceddin Resûlullahın dînini teblîğ için,

Rum diyârına git ki, budur o mühim işin.

 

Önünde ilerliyen, "Üç kandil" belirecek.

Onları tâkip et ki, sana yol gösterecek.

 

O kandiller, nerede dururlarsa, dur ve in.

Gitme daha ileri, oradır irşâd yerin.)

 

Emîr Sultân, uyandı ve (Hayırdır inşallah!)

Diyerek hazırlanıp, yola çıktı o sabah.

 

"Üç kandil"i tâkiben, geldi "Bursa"ya kadar,

Kandiller kaybolunca, o yerde kıldı karar.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan